Email:
Şifre:
• Şifremi Unuttum
• Üyelik Başvurusu
Facebook ile Giriş Yap
Firma Bilgileri
TADOLYA

İKİTELLİ OSB AYKOSAN SANAYİ SİTESİ 2.KISIM 4. ADA C BLOK 34290 IKİTELLİ
İstanbul (Avrupa)/Başakşehir

Telefon: (850) 460 34 36
Fax:

www.tadolya.com.tr

tadolya@tadolya.com.tr

Tadolya Genel Müdürü Sinan Biçen

Haber Arşivime Ekle

Tadolya Genel Müdürü Sinan Biçen ile firmanın gelişimi ve gelecek yıllardaki hedeflerini konuştuk

Tadolya’nın ortaya çıkış süreciyle ilgili bilgi verir misiniz?
Tadolya 2013 yılı sonunda kuruldu. Ancak öncesinde uzun bir hazırlık süreci geçirdik. Tadolya’nın ortaya çıkış sürecinde Biçen mağazalarındaki unlu mamul reyonlarında istediğimiz ürün kalitesini sağlama isteğimiz temel faktör oldu. Unlu mamul reyonundaki ürün kalitesinin tüketicilerin o mağazayı seçmesindeki en önemli kriterlerden biri olduğunu uzun süredir biliyoruz ancak bu konuyla ilgili yoğun çaba göstermemize karşın birlikte iş yaptığımız partner firmalarla, bizim istediğimiz şartlarda uyumlu çalışma yapamadık. Biz çok daha kaliteli ve farklı bir ürün portföyü arayışı içindeydik, piyasada ise perakendeye hizmet verenler arasında tam olarak bu beklentilerimizi karşılayacak bir firma bulamadık. Dolayısıyla bu işi kendimiz yapalım fikri oluştu. Tabi konuyla ilgili hazırlık sürecine girişince ve bu yönde ilerledikçe bu yatırımın ayrı bir marka ve ayrı bir şirket olarak yapılandırılmasının gelecek için de doğru bir strateji olduğuna karar verdik. Bu şekilde yapılandırdığımızda markanın sadece Biçen’e bağlı kalmayacağını, Biçen için istediğimiz ürün kalitesini yakalarken aynı zamanda bu şekilde farklı firmalara da hizmet verebileceğimizi, nihai hedef olarak ise belli bir süre içinde kendi ayrı mağazalarını açarak zincirleştirebileceğimizi düşündük. Bu hedefler doğrultusunda Tadolya ayrı bir şirket olarak 2013 yılı sonunda faaliyetlerine başladı.

Hazırlık sürecinde neler yaptınız?
Tabi önce üretimle ilgili yatırımı yaptık. Başakşehir’de 2500 metrekarelik alanda, ekipman olarak en son ve modern teknolojilerin kullanıldığı üretim tesisimizi kurduk. Hammadde temini için gerekli bağlantılar ve anlaşmaları yaptık. Hazırlık aşamasında tesis kurulurken 6 ay boyunca çok fazla sayıda firma dolaştım. Birçoğu da yardımcı oldu, teşekkür ediyorum onlara bu vesileyle… Üretim süreçlerini ve ürünleri tanımak için durmadan soru sordum, notlar aldım. Tabi bütün bu süreçlerin yanında en önemli iki konu olan ekibi oluşturma ve ürün reçetelerini oluşturma kısmı geldi. Bizi en çok zorlayan da bu iki konu oldu. Zaten bu iki konu aslında birbiriyle bağlantılı… Doğru reçeteleri oluşturmak için doğru bir ekiple çalışmak gerekiyor. Unlu mamul üretimindeki en zorlayıcı konuların başında insan kaynağını oluşturmak geliyor. Gıda mühendisi ve ustalarımızı bu çerçevede dikkatli bir taramayla ve gerektiğinde maddi fedakarlıktan da kaçınmayarak bulduk ve ekibimizi oluşturduk.  Açıkçası Tadolya’da ben de kendimi halen öğrenci olarak görüyorum. Perakendede 25 yıllık tecrübem var ama üretim bambaşka bir konu.

Üretime başladıktan sonra Biçen dışında da birçok firmayla çalıştınız.  Bu çalışmaların etkisi nasıl oldu?
Unlu mamul Türkiye’de çok önemli ve hiçbir zaman cazibesini yitirmeyecek bir pazar olmasına rağmen üretim ve lojistik süreçlerinin zorluğundan dolayı bu işe ciddi şekilde yaklaşan, belli bir hacmin üzerinde üretim gerçekleştirip bunu sürekli aynı kalite standartı ile sürekli ve disiplinli şekilde sağlayabilen firma sayısı fazla değil. Bu çerçevede biz önemli bir yatırımla bu işe başlayıp, yaklaşımımızı da net şekilde anlattığımızda önemli bir talep de gördük. İlk olarak Komşu Fırın ile çalışmaya başladık. Onların ekmek kategorisindeki bazı özel ürünlerini ürettik. Onlar bu işi yıllardır yaptıkları için bu çalışma bizim gelişimimiz adına çok önemli bir fırsat oldu diyebilirim. Lojistik işleyişlerini yakından inceledik ayrıca ürün reçetesini oluşturma ve geliştirmeyle ilgili sistemlerin nasıl olması gerektiği yönünde Komşu Fırın ile olan çalışmalarımız bizi de çok geliştirdi. Bunun yanı sıra BTA’lar için çalıştık. Halen Dopa Gıda ile çalışmamız sürüyor. Migros ve CarrefourSA’ların İstanbul ağırlıklı olmak üzere Marmara Bölgesi’ndeki mağazalarının unlu mamullerini karşılayan bir firma. Onlar için birçok kategoride üretim yapıyoruz. Bu çalışmaların bir bölümü halen devam ediyor, bir bölümünü ise kendi isteğimizle bitirdik çünkü Tadolya’yı ayrı bir marka olarak geliştirmekle ilgili planımız var. Bunun için ilk dönemlerde çok fazla dağılmadan odaklanmamız gerekiyor. Şu anda daha yolun başındayız.

Şu anda ürün portföyü tam olarak oluştu mu? Yeni eklemeler geliştirmeler olacak mı?
Unlu mamul çok ilginç bir alan… Bu alanda ürün sayısını artırmak istedikten sonra bunun sonu yok. Önemli olan konu; üretim portföyünüz içine kattığınız bir ürünün devamlılığını sağlayabilmek. Bir ürünü bugün nasıl sunuyorsanız, 1 sene sonra da aynı kalitede, aynı lezzette sunmak zorundasınız. Bugün yakaladığınız tadı mesela 1 ay sona yakalayamıyorsanız o zaman bu işin bir anlamı yok. Sürdürülebilirliği sağlamanın yolu ise doğru reçeteleri oluşturabilmek… Biz bu işe girmeden önce ürün reçetesi dediğimiz konunun bu kadar önemli olduğunu bilmiyorduk. Girdikten sonra öğrendik ki her şey demekmiş. Özel pastalar, baklavalar, börekler, çörekler, ekmek çeşitleri, kekler ve kurabiyeler Tadolya’da ana ürün yapısını oluşturuyor. Tadolya bu ana ürün portföyünde yer alan tüm ürünlerin reçetesini doğru şekilde oluşturdu ve ürünlerin tamamını olması gereken kalite standartına getirdi. Bu süreç gerçekten sabır ve zaman gerektiriyor. Ürünlerin reçetelerini oluşturmak, her ürün için doğru pişirme süresini öğrenmek, doğru saklama ve doğru lojistik sürecini öğrenmek, her ürün için o ürünün tadının değişmemesi adına sürdürülebilir hammadde teminini sağlamak gerekiyor. Ancak belli sürü içinde, çok sabırlı çalışarak bu sürdürülebilirlik sağlanıyor. 2013 yılından bugüne bu sürdürülebilirliği sağlamak için çalıştık ve bunu başardık. Bundan sonrasında bize gelen talepler doğrultusunda ihtiyaca uygun yeni ürünler oluşturmaya açığız.


Tadolya’nın satış kanalları ve bu kanallardaki hedefleriyle ilgili bilgi verir misiniz?
Perakende, EDT ve Private Label olmak üzere üç kanalda satış gerçekleştiriyoruz. Perakende kanalında tabi ki Biçen’in mağazalarındaki Tadolya reyonlarını işletiyoruz. EDT kanalında örneğin şu anda askeriye kanadında İstanbul’da çalıştığımız noktalar var, bunların sayısı artabilir. Private Label kanalında da az önce bahsettiğimiz Dopa örneğinde olduğu gibi bazı market zincirlerine Tadolya markasıyla değil ama direkt olarak onların mağazalarında sunulacak şekilde ürün veriyoruz. Her kanalda belli bir oranda büyüme isteğimiz var ama şu anda öncelikli olan konu perakende kanalı. Hem Biçen’in büyüme hedefleri doğrultusunda, hem de Biçen’in mevcut mağazalarında her geçen yıl artan unlu mamul talebi doğrultusunda bu kanalın önü zaten açık. Biçen dışında da özellikle her biri dostumuz olan yerli marketlerimizin unlu mamul reyonlarının işletmesini almak yönünde çalışmalarımız sürüyor.

Ulusal market zincirlerinin de unlu mamuller reyonlarına ekstra önem vermeye başladıklarını görüyoruz. Yerel zincirlerin bu konuya bakışı nasıl?
Görüşmelerimiz oldu, kısmen başladıklarımız da oldu. Gelecekte bu yönde önemli gelişmeler olacağını düşünüyoruz çünkü yerli marketler bu konuya şu anda çok sıcak bakıyor. Bu işe girmek mağazanın yapısında bazı değişiklikler gerektiriyor. Ürünlerin bazıları çiğ olarak mağazaya servis edilip orada pişirilmek durumunda… Pişirip mağazaya servis etme şansı olmayan ürünler var. Tahinli çörek veya ayçöreği sunduğunuz zaman bunu biz çiğ olarak mağazaya ulaştırıyoruz, orada pişiriliyor. Veya bir Ramazan Pidesi’ni pişmiş olarak gönderme şansımız yok. Biz bunu hazırlıyoruz, gönderiyoruz. Tam saati geldiğinde mağazadaki personel bunu oradaki fırında pişirip sıcak sıcak müşteriye servis ediyor. Örneğin simit gibi yarı pişirilmiş vaziyette bizden çıkan mağazada sadece çok az süre pişirilip müşteriye servis edilebilecek ürünler de var. Tatlı grubu ağırlıklı olmak üzere bizden tamamen hazır olarak mağazaya ulaştırılan ve herhangi bir pişirme gerektirmeyen ürünler de var. Sonuçta ürünlerin yapıları farklı da olsa bu iş için belli bir alan ve belli bir ekipman yatırımı getiriyor. Bu yüzden çekincesi olan arkadaşlarımız olmakla birlikte, konunun aslında gerekli olduğu, mağazanın cirosuna çok olumlu bir katkı sağladığı konusunda bizim konuştuğumuz bütün dostlarımız aynı fikirde. Sonuçta süpermarketlerin fark yaratabileceği reyonların sayısı belli… Sebze – meyve, et-şarküteri ve unlu mamuller. Süpermarketler bu reyonlar ile bir fark ortaya koyabiliyorlar, markalı ürünlerde bildiğiniz gibi aşağı yukarı zaten herkes birbirinin aynı.

Peki süpermarketin bu işi kendisinin yapması mı daha verimli yoksa dışarıdan hizmet alması mı?
Biz, dışarıdan istediğimiz seviyede hizmet alamadığımız için bu işe girdik. Ancak bu noktaya gelmemiz 4 senemizi aldı. Dolayısıyla “Ben bunu yapacağım” diyip kısa sürede istediğin randımanı almak çok iyimser bir beklenti olabilir. Ancak biz PERDER camiasının içinde olan ve sektörümüzün gelişimini her şeyin önünde tutan insanlarız. Dolayısıyla bize gelip “Bu işi biz nasıl yaparız?” diye soran yerel marketlerdeki dostlarımızdan inanın hiçbir bilgiyi esirgemiyoruz. Bizim 4 senede, adeta tırmalayarak öğrendiğimiz birçok bilgiyi ben buraya gelen çoğu dostuma direkt anlatıyorum. Bunu da gerçekten içimden gelerek yapıyorum. İsterlerse bizimle çalışırlar çünkü neticede biz bu işe zaman harcadık ve belli bir sistem oluşturduk. İsterlerse kendileri bu işe başlarlar, o konuda da her türlü bilgi paylaşımını hep açığız. Hangisi daha verimli diye düşündüğümüzde eğer sabırlı ve doğru şekilde ilerlemezlerse kendi bünyelerinde yapmaya çalışmak verimsiz olabilir. Bu biraz discount marketçiliğe veya e-ticaret’e benziyor. Dışarıdan bakılınca “Biz bunu yaparız” deniliyor. Yapmaya kalkınca o kadar kolay değil.

Tadolya’nın gelişimi adına yatırım planları ne yönde ilerleyecek?
Çalışanlarımızı geliştirmek adına eğitim ve danışmanlık almaya devam ediyoruz. Pişirme konusunda mağaza personeline yönelik kendi uyguladığımız eğitimler ve hazırladığımız bazı yönlendirici dökümanlar vardı. Ancak bunun yeterli olmadığını gördük. Şu anda daha kapsamlı bir eğitim kitabı hazırlıyoruz. Pişirme teknikleri ve ürün sunumunu daha ayrıntılı anlatan bir kitap hazırlıyoruz. Bu işin yarısı hammadde ve reçete ise diğer yarısı da pişirme ve sunum. Biz o ilk yarıyı hallettik. İkinci yarısında ise sektörün genel sorunu olan kalifiye ve kalıcı personel eksikliğine bağlı olarak yaşadığımız problemler var. Bu sene o süreçleri de daha stabil ve problemsiz hale getirecek çalışmaları tamamlayacağız.

Nihai hedefin Tadolya’nın kendi markasıyla açacağı mağazalar olduğunu söylediniz. Bununla ilgili belli bir zaman hedefi var mı?
Kendi içimizde planlarımız var ancak şu anda bunu paylaşmayayım. Çok çok uzak bir tarih olmadığını söyleyebilirim. O tip bir mağaza yatırımında biz sıcak içecek servisi de yapmayı düşünüyoruz. Dolayısıyla bu da beraberinde bambaşka bir personel yatırımı ve konsept çalışmasını beraberinde getiriyor. Üzerinde çalışmaya başladık ancak acele etmiyoruz.


Ortakalan Özel Haber

07 Haziran 2017 Çarşamba
Haberle İlgili Fotoğraflar
Büyütmek için tıklayınız.
"TADOLYA" İle İlgili Diğer Haberler
Diğer Haberler