Email:
Şifre:
• Şifremi Unuttum
• Üyelik Başvurusu
Facebook ile Giriş Yap

Tadım Pazarlama Direktörü Zeynep Göçmen

Haber Arşivime Ekle

Dış ticaret çalışmalarını Almanya’daki fabrika yatırımıyla farklı bir boyuta taşıyan Tadım’ın global vizyonunu ve son dönemdeki çalışmalarını Pazarlama Direktörü Zeynep Göçmen’le konuştuk

Tadım bu yılı nasıl geçiriyor, ilk üç çeyreği değerlendirir misiniz?
2017 yılında faaliyet gösterdiğimiz kategorilerde karlı büyümeler yaşamıştık, 2018 de bizim için olumlu geçen bir yıl oldu. Sene kapanışı henüz gerçekleşmedi ancak yine de Tadım’ın bu yıl geçtiğimiz seneye göre yüzde 20 civarında büyüdüğünü söyleyebiliriz. Globalleşme vizyonumuzla beraber yurt dışına açılım ve oradaki büyüme trendimiz devam ediyor. Türkiye’de de hem yeni ürünler hem yeni noktalara ulaşarak mevcut Türkiye pazarında büyüyoruz. Şu anda pazar payımız yüzde 52,5 seviyelerinde. Bu sene de pazar payımızın artış eğiliminde olduğunu görüyoruz.

Kuruyemiş pazarındaki gelişim nasıl ilerliyor?
Kuruyemiş pazarı, uzun yıllardır var olan markaların odağında gelişimini sürdürüyor. Ancak, henüz markalaşmamış, daha küçük, dönemsel üreticilerin de ara ara pazara girdiğini görüyoruz. Tabii bu markaların ömürleri uzun olmuyor. Diğer bir tarafta, kuruyemiş pazarı dediğimizde, sektörün çoğunluğunu temsil eden açık kuruyemiş pazarından da bahsetmek gerek. Ölçümlerimize göre pazarın yaklaşık yüzde 75’i açık, kalan yüzde 25’i paketli olarak gözüküyor. Birkaç yıldır pazarda açık / paketli kuruyemiş dengesi benzer şekilde devam ediyor.

Türkiye’de paketli kuruyemişe doğru yönelim devam ediyor mu?
Türkiye’de geçmişten günümüze kadar gelen bir açık kuruyemiş alışkanlığı bulunuyor. Ancak özellikle son yıllarda paketli kuruyemişe olan yönelim de göze çarpacak boyutlarda. Tüketiciler paketli kuruyemiş tüketmenin avantajlarını anlamaya başladı. Paketli kuruyemişte, kuruyemişler tarladan toplanıp çok hızlı şekilde fabrikaya ulaştırılıyor, çok iyi korunuyor ve el değmeden paketleniyor, rafta da çok kısa sürelerde tüketiliyor. Tadım için tazelik ve hijyen, kurulduğu günden bu yana çok önemli. Tüm bunları anlatabildiğimizde, paketli kuruyemişe geçiş çok daha net oluyor.

Anlattığım bu üretim sürecini göz önünde bulundurduğumuzda, doğal olarak paketli ürünlerde tazelik ve hijyen avantajı olduğunu net bir şekilde görüyoruz. Paketli kuruyemiş üretiminde ürünler toplandığı andan itibaren çok iyi korunuyor ve hızla, el değmeden paketlenerek havayla teması kesiliyor. Bildiğiniz üzere kuruyemiş havayla temas ettiği andan itibaren bayatlamaya başlar. Bu sayede tazeliği sağlamanın ilk adımı tamamlanmış oluyor. Ayrıca, paketli ürünlerde ürünün kaynağı, ne zaman paketlendiği yazıyor. El değmeden paketlenen ürünü ilk satın alan kişi açıyor, ilk kendisi yiyor. Öte yandan geçmişten gelen bir kuruyemişçi alışkanlığı da var. Bizim üzerimize düşen paketli ürünlerdeki tazeliği anlatmak…

Ürünlerinizi kaç kategoride ele alıyorsunuz?
Çekirdekler, kuruyemişler, çiğ kuruyemiş-kuru meyveler ve barlar olmak üzere 4 farklı kategori mevcut. Öte yandan artık her şey birbirinin içerisine girdi. Örneğin ay çekirdeği işimizin önemli bir kısmı, o yüzden onu ayrı ele alıp değerlendiriyoruz ama kabak çekirdeği de çekirdek ailesinden. Dolayısıyla ikisinin çok ciddi bir etkileşimi var. O nedenle genel olarak çekirdekler diye bakıyoruz. Ya da kuru meyve ayrı bir kategori ama ceviz, çiğ badem, çiğ kaju gibi kuruyemişler de birleşti ve çiğ kuruyemiş – kuru meyveler gibi bir kategori oluştu.

En hızlı büyüme hangi kategoride?
Boyut olarak kuruyemiş barlar ve çiğ kuruyemiş - kuru meyveler daha küçük. Ama çok ciddi büyüyorlar. Kuruyemiş bar geçen sene 3 katı büyüdü. Bu sene neredeyse 2 katı büyüme söz konusu. O alan tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de gelişiyor. Aynı şekilde çiğ kuruyemiş - kuru meyve dediğimiz gün kurusu, kuru kayısı, üzüm, çiğ badem, çiğ kaju ve benzeri de çok ciddi büyüyor. Yılda yaklaşık yüzde 50’lere yakın bir büyüme söz konusu. Yine karışık kuruyemişler tüketici trendleriyle beraber ciddi oranda büyüyor. Karışık kuruyemişlerde yeni ürünler çıkardık; Festival gibi, içinde çikolata drajesi de bulunan Funtastik gibi. O kategoride hem ürün çeşidi hem pazar büyüyor.

Bu seneki yeniliklerle birlikte Tadım’ın ürün portföyü hangi noktaya geldi?
47 çeşit ürünümüz var şu an. 2 ay içerisinde 3 farklı ürün çıkarttık. Ailenin en yeni üyesi Tadım Çiğ Karışık Kuruyemiş Zinde’nin içerisinde Omega 3 kaynağı, kalp dostu çiğ badem ve çiğ fındık, demir, kalsiyum, B1, B2 ve C vitamini deposu kuru dut, C,B ve K vitamini açısından zengin kuru çilek bulunuyor. Onun öncesindeki yeni ürünümüz Tadım Funtastik oldu. Kuruyemiş, kuru meyve ve içi çikolata dolgulu drajenin bir araya gelmesinden oluşan Tadım Funtastik, tek pakette her damak zevkine hitap ediyor. Yılın ilk yeni ürünü ise Tadım Kırmızı Meyveler olmuştu. Tadım Kırmızı Meyveler, içeriğinde bulunan kuru çilek, kuru vişne ve cranberry ile kırmızı meyvelerden gelen sağlık ve lezzeti bir arada sunuyor. Yine, kuru meyveler tarafında Hurma bahar aylarında portföyümüze kattığımız bir ürün oldu. Çekirdek seven ancak tuz tüketiminden kaçınanlar için ise, kısa bir süre önce tuzsuz ay çekirdeği ve kabak çekirdeğini pazara sunduk. Sürekli büyüyen, epey geniş bir portföyümüz var. Türkiye’deki üretim ve yeni ürün çalışmalarının yanı sıra yurt dışı pazarı için de ayrı ürün ve özel gramaj çalışmaları yapılıyor. Bu ürünler Almanya fabrikadan Avrupa’ya dağılıyor.

Konu açılmışken yurt dışı operasyonunun detayları hakkında bilgi almak isteriz. Öncelikle Almanya’da fabrika yatırımı kararını anlatır mısınız?
Almanya fabrikamız 2015 yılında kuruldu, ancak fabrikamızın kuruluşundan önce de, bölgede yürüyen bir operasyonumuz vardı. Etnik pazara çok uzun zamandan beri satış yapıyorduk ancak Türkiye’de üretip, Türkiye’den ulaştırıyorduk. Ancak gümrükte bekleme gibi sorunlar olabiliyordu. Oysa Tadım’ın en temel prensibi tazelik... Dolayısıyla Türkiye’de yerleştirebildiğimiz tazelik gerçeğini Almanya’da o sistemde gerçekleştiremiyorduk. Almanya yatırımı bu noktadan, yani ürünlerimizi satış noktasına, tüketiciye yakın bir yerde üretmeli ve dağıtmalıyız bakış açısından çıktı.

Türkiye’deki mevcut ürünlerimizin büyük bir bölümü Almanya fabrikada da üretiliyor. Ancak tabii ki tüketici tercihlerinde farklılık olduğu için bazı ürün gruplarını farklı ele alıyoruz. Mesela çiğ kuruyemiş - kuru meyveleri henüz orada üretmiyoruz. Çünkü orada çok büyük bir pazar potansiyeli yok şu an için. Ama bu ürünleri de tanıtıp mevcut pazarın potansiyelini artırmak yönünde çalışmalarımız sürüyor.

Avrupa pazarındaki penetrasyonu nasıl bir sistemle sağlıyorsunuz?
Noktalara yine bayilerimiz üzerinden ulaşıyoruz. Şu anda etnik pazar ağırlıklı gidiyoruz. Dolayısıyla bütün bölgelerdeki bakkal, market, süpermarket gibi bütün noktalara erişmeye çalışıyoruz etnik pazarda. Çoğunlukla Türk tüketicisinin yoğun olduğu bölgelerdeki marketlerdeyiz ancak bunun yanı sıra etnik pazar dışında kalan tüketicilere de ulaşmaya dair ilk adımlarımızı atarak V Markt’a girdik. Dolayısıyla Almanya fabrikasını gelecekte Avrupa’nın tamamında bütün tüketici gruplarına ulaşmak için de önemli bir yatırım olarak görüyoruz.

Bu noktada, global vizyonunuzu paylaşabilir misiniz bizimle?
Biz güçlü bir Türk markası olarak başladık. Türkiye’deki değerlerimizle büyüdük ama bunu artık dünyaya açmak istiyoruz. Global platformlarda diğer markalarla da rekabet eden güçlü bir marka haline gelmek istiyoruz. Almanya esasında bu hedefin başlangıcı… Önce etnik pazara, ardından bu ülkelerdeki lokal pazarlara erişmek bizim için önemli. Buna dair adımlar atıyoruz. Etnik pazar önemli ama global vizyonumuza baktığımızda esasında gitmek istediğimiz yer, Tadım’ın Almanya’nın lokal markalarının yanında anılan, tüketilen bir marka haline gelmesi.

Etnik market pazarının geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Avrupa’da etnik pazar bazı ülkelerde daha güçlü… Almanya o anlamda önemli. Almanya çevresindeki ülkeler ve Romanya da önemli pazarlar arasında. Etnik pazarı önemsiyoruz, çünkü Türkiye’nin bir yansıması orası da. Bir yandan da lokal pazara geçiş için de bir kapı. Dolayısıyla bizim için önemini korumaya devam edecek. Ürünlerimiz açısından bakarsak, Türkiye’de yakaladığımız büyüme trendi etnik pazarlarda da devam ediyor. Yıllardır etnik pazarlarda var olan ürünlerimizin yanı sıra, kuruyemiş bar gibi yeni ürünlerimizle de boy göstermeye başladık. Ürün çeşitliliğimiz ve lokalde bilinirliğimiz artıyor, dolayısıyla bu alanda da bir büyüme öngörüyoruz.

Türkiye’de organize gıda perakendesinin durumunu ve geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türk organize gıda perakendesi önemli derecede büyüyen bir alan... Tüketiciye erişim anlamında da önemli. Discount tarafının ciddi şekilde büyüdüğünü görüyoruz. Tüketicinin discount’tan alışveriş yapma sıklığı ve alışveriş yapma miktarı artıyor. O yüzden organize kanal içerisinde discount’lar önemini artırıyor. Fakat biz organize gıda perakendesi içinde her kanalın önemli olduğunu düşünüyoruz ve bütün market formatları için detaylı ve etkin çalışmalar yapıyoruz. Örneğin yerel zincirler de çok önemli bir kesim. Her sene Yerel Zincirler Buluşuyor organizasyonuna katılıyor ve oldukça verim alıyoruz. Hatta yeni hurma ürünümüzü ilk kez Yerel Zincirler Buluşuyor’da tanıttık. Oradan ürüne dair yorumlar aldık, listeleme konularını konuştuk. Sonrasında da iyi bir giriş oldu bizim açımızdan. Onları dinledik, ihtiyaçlarını anlamış olduk.

Sosyal sorumluluk ya da sponsorluk anlamında neler yapıyorsunuz?
Türkiye’de ele alınabilecek birçok konu var ama biz son dönemde biraz daha çevrenin korunmasına destek olan alanlarda yer aldık. Migros’la yaptığımız bir ortak çalışmada, TEMA Vakfı’yla bir proje yaptık. Özellikle yaz dönemlerinde çekirdek tüketimi artıyor. Maalesef açık alanlarda çekirdek kabukları yerlere atılıyor. Özellikle büyük şehirlerde ve sahil bölgelerinde çöp poşetleri dağıttık, çevreyi kirletmeme ve çevre temizliğine dair bir çaba başlattık. Yine çevreye dair, bayilerimizle başlattığımız, çevresel atıkların toplanması, toplu bir şekilde belediyeye iletilmesi, gerekirse çıkan rakamın belli derneklere bağışlanmasına dair bir çabamız var. Dileğimiz bunu daha büyütmek. Ayrıca çiğ kuruyemiş - kuru meyve ürünlerimizle beraber tüketicilerimizi sosyal medya hesaplarımız üzerinden iyi beslenme, kendine iyi bakma, spor yapma gibi alanlarda bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Bu anlattıklarım biraz daha küçük adımlar. Önümüzdeki sene daha büyük çaplı projeler yapmak istiyoruz.

Genç kuşaklara kuruyemişi sevdirmek adına spora önemli yatırımlar yaptınız. Bu konuyla ilgili bilgi verir misiniz?
Birçok mecrada beslenme uzmanları, doktorların vurguladığı gibi cevizin, bademin, fındığın çok ciddi faydaları var. O açıdan şanslıyız, ürünlerimiz zaten doğası gereği bu faydayı sağlıyor. Çiğ kuruyemiş - kuru meyveyle ilgili bu tip bilinçlendirme çalışmalarımız oluyor. Global vizyonumuzla paralel Avrupa’nın en önemli spor organizasyonlarından Euroleague’in 3 sezon global sponsoruyuz. Euroleague sponsorluğu hem boyut hem ulaşabildiği kitle anlamında bizim için önemli.

Önümüzdeki yıl için planlanan yeniliklerle ilgili bilgi alabilir miyiz?
Teknoloji açısından oldukça ileri bir durumda Tadım; robotlarla el değmeden üretim, paketleme, kolileme, otomatik depoya kadar giden, ürünün girişinden çıkışına kadar hiç el değmeden otomatize edilmiş bir şekilde giden bir yapımız var. Ondan faydalanmaya devam edeceğiz önümüzdeki sene de. Yeni ürünler açısından, bizim için büyüyen kategoriler yine önceliklerini koruyacak. Çiğ kuruyemiş - kuru meyve tarafı çok ciddi büyüyen bir alan. Yine portföy genişletmeye dair çalışmalar yapmayı planlıyoruz. Kuruyemiş barda da yeni ürünler üzerinde çalışıyoruz. Hem bu ürünleri desteklemeyi hem de yeni ürünlerle pazarda fark yaratmaya devam etmeyi planlıyoruz. Çekirdek elbette bizim amiral gemimiz. O ürünümüzü tüketiciye en doğru şekilde ulaştırmak istiyoruz. Portföyümüzde eksik olan ürünlerimiz vardı, örneğin tuzsuz çekirdek. Çok yeni lanse ettik, onun dağıtımını gerçekleştirdik. Tüketicilerden çok olumlu geri bildirimler alıyoruz. Çünkü özellikle tuzsuz çekirdek üretmemizle ilgili talepler alıyorduk. Çekirdek tarafında da portföyün tamamlanması, tüketicinin arzu ettiği ürünler konusunda neler yapabileceğimizin planlanması konusunda çalışıyoruz.

Ortakalan özel röportaj

19 Kasım 2018 Pazartesi
Haberle İlgili Fotoğraflar
Büyütmek için tıklayınız.
"TADIM" İle İlgili Diğer Haberler
Diğer Haberler