Email:
Şifre:
• Şifremi Unuttum
• Üyelik Başvurusu
Facebook ile Giriş Yap
Firma Bilgileri
RTP MEDYA

Yeşilyalı Sokak, Liman Apartmanı, No:6, B Blok, Daire:5, Yeşilköy - Bakırköy - İstanbul
İstanbul (Avrupa)/Bakırköy

Telefon: 212 263 09 00

www.rtpmedya.com

info@rtpmedya.com

RTP Medya Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Gökçek

Haber Arşivime Ekle

Türkiye'de kurumsal radyonun kurucusu RTP Medya, Türkiye’de verdiği hizmeti Avrupa’ya taşımaya hazırlanıyor. Azerbaycan’la birlikte yurt dışına açılan firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Gökçek, başta Almanya olmak üzere, 2 yıl içinde Avrupa’nın en az 8 ülkesinde olmayı planladıklarını anlattı

2018 yılı firmanız için nasıl başladı? Geçen seneye hangi hedeflerle başlayıp nasıl kapatmıştınız? Bu sene hangi hedeflerle başladınız ve nasıl geçiyor?
Hedefimiz, genel olarak sektörde çok daha büyük bir yere sahip olmak. Sadece marketlere hizmet veren bir firma algısından çıkmak istedik. Bunun için de farklı sektörlerin lider firmalarını hedefledik. Akaryakıt sektöründe BP, Petrol Ofisi gibi firmalarla başladık, AVM’lere girdik. 2017 yılı itibarıyla politikamızı daha da genişletme kararı aldık. Biz, Türkiye Perakendeciler Federasyonu’nun (TPF) resmi medya ajansıyız. Market sektörüne girmemizin artılarından birisi buydu. TPF bizi destekledi. Sonra Türkiye’deki diğer derneklerle ilerleyerek daha büyük bir kitleye hitap etmeyi hedefledik. Biz dernekleri destekleyelim, onlar da bize destek olsun istedik. Böylece Gıda Perakendeciler Derneği’yle, Züccaciyeciler Derneği’yle, Türkiye Lokantacılar Birliği’yle anlaşma yaptık ve onların üyelerine indirim sağlamaya başladık. 2018’in ilk çeyreğinde 2017’nin hedefine ulaşmış olduk. Şu anda, yani ilk 6 ayda ise neredeyse, 2016’ya göre yüzde 70 büyüdük. 2020 yılında, şu an Türkiye’de verdiğimiz hizmeti öncelikle Avrupa’nın büyük ülkelerinde de vermek istiyoruz. İlk olarak Almanya’da başlamak istiyoruz. 2020’nin sonunda Avrupa’nın en az 8 ülkesinde olmayı planlıyoruz.

Çalışma sisteminiz hakkında biraz bilgi alabilir miyiz? Anlaşmalar hangi vadede yapılıyor ve verdiğiniz hizmetler neleri kapsıyor?
10 şubenin altındaki firmalarla yıllık peşin anlaşma yapıyoruz. 10 şubenin üstündeki firmalara ise taksit yapabiliyoruz. İki farklı müzik kütüphanemiz var. Birisi yerli, diğeri de dünya müzik kütüphanesi. Sözlü müzikleri kapsıyor. Anlaşmalarımızı bu iki kütüphane çerçevesinde yapıyoruz. 

Sonrasında marketlerde müzik yayını başlıyor. O noktaya gelindiğinde şarkı seçimi, kullanılacak anonslarla ilgili nasıl bir paket söz konusu?
Biz marketlerde sadece müzik yayını yapmıyoruz. Marketlerin kendi bünyelerinde profesyonel bir radyo kanalı oluşturuyoruz. Örneğin, Adese ile çalışıyoruz; Adese’nin kendi bünyesinde onun hedef kitlesine göre, onun kampanyalarının, reklamlarının döndüğü bir radyo kanalı oluyor. Yani Adese’nin kendi bünyesinde satmadığı bir ürünün veya onun istemediği bir ürünün veya rakip firmanın reklamı dönmüyor. Sadece ona özgü hizmet veriyoruz. Bunun için bir prodüksiyon departmanımız var. Firmalardan brief alıyoruz, o brief’lere geri dönüş sağlıyoruz.

Müzik dışındaki içerikleri firmalarla ortak mı hazırlıyorsunuz?
Evet. Firmalar bize insert’lerini gönderiyor, biz onları seslendirip yayın akışına alıyoruz. Bunun yanı sıra firmalar için ülkedeki ve dünyadaki güncel gelişmeleri de takip ediyoruz. Örneğin 24 Aralık Dünya Farkındalık Günü’yse eğer, biz Çift Geyik Karaca için bu güne özel bir çalışma hazırlamış ve onlara sunmuş oluyoruz. Onaydan sonra yayın akışına alıyoruz. Müzik haberleri hazırlıyor, “tarihte bugün” anonsları yapıyoruz. Radyo kanallarında yer almasını istedikleri her şeye yer verebiliyoruz.

Şu anda baktığınızda perakende sektöründe, özellikle gıda perakendesinde kurumsal radyo, yani telifli müzik kullanımı ne oranda? Cezalardan sonra bir artış oldu sanıyorum?
Bu yılın başında MESAM’ın başındaki isimler değişmeye başladı. Bir tanesinin başına Candan Erçetin geçti. Bu aşamadan sonra perakende sektörünü epey rahatsız etmeye başladı. 5846 sayılı yasa gereği firmalar halka açık alanlarda müzik yayını yapmaya başladığı andan itibaren telif ödemek zorunda. Bu teliflerin haklarını da MESAM koruyor. Bugüne kadar halka açık alanlarda çalan eserlerin çok sağlıklı korunduğunu söyleyemeyiz. Candan Erçetin’le birlikte buna ciddi anlamda bir yatırım yapılmaya başlandı. Firmalar ya MESAM’la ya da bizim gibi bir firmayla çalışmak zorunda. MESAM’da ücretler çok pahalı ve bir hizmet vermiyorlar. Sadece yasal bir şekilde müzik yayını yapmanın ücretini ödüyorlar. Bizimle çalışmaya başladıkları andan itibarense profesyonel radyo kanalları oluyor, seslendirmenleri kullanıyorlar, tüm şubelerinde aynı anda aynı müzik yayını dönebiliyor. Bu yüzden şu anda Türkiye’de perakende sektöründeki markaların yüzde 80’i bizim gibi firmalarla çalışıyor. Geri kalan yüzde 20’si de MESAM’a ödeme yapıyor. Onların da bizden bihaber olduklarını düşünüyorum aslında. Bu da belki bizim bir eksiğimiz. Biz de sesimizi herkes duysun istiyor, bunun için çalışıyoruz.

“Firmalar radyolarından gelir elde edecek”

Farklı projeleriniz var mı?
Bir süre önce yeni bir proje hayata geçirdik; “Perakende Türk” diye bir marka oluşturduk. Artık firmalara reklam almaya başlayacağız. Örneğin bir markadan reklam alacağız, çalıştığımız tüm firmalara sunacağız, bu reklamı yayınlamak ister misiniz diye. İsteyen firmalar o radyodan artık gelir elde etmeye başlayacak. Yani artık bize ödedikleri ücretten daha fazla gelir elde etmeye başlayabilecekler. Çünkü biz tam bir profesyonel mecra, bir kurumsal radyo mecrası oluşturduk. Bu kurumsal radyo mecrasına artık reklam almaya başlayacağız.

Marketin müşterilerine o yayını siz ulaştırdığınız için, oradaki reklamdan onlar da pay mı alacak?
Evet. Çünkü her marketin kendi bünyesinde bir gücü var. Bir mecra oluşturuyor aslında. Ve o mecra da direkt tüketiciye hitap ediyor. Kimisi arabasında giderken, kimisi kulaklığında, kimisi televizyonda reklam dinliyor. Bizse direkt o markette alışveriş yapan insanlara o reklamı ulaştırabiliyoruz. Bugüne kadar marketler radyo kanallarına, yani kurumsal radyoya ekstra ücret öderlerdi. Onlara sunduğumuz tekliften sonra artık radyo kanalından gelir elde etmeye başlayacaklar.

Akaryakıt istasyonlarından bahsettiniz. Başka neler var marketler ve akaryakıt dışında?
AVM’ler, mağazalar, hastaneler, özellikle polikliniklere hizmet veriyoruz. Hedefimiz bu hizmeti artık Avrupa’ya taşımak. Azerbaycan’da başladık, şu anda orada da hizmet veriyoruz. Ama bunu Almanya’daki, İngiltere’deki, Fransa’daki firmalara da sunmak istiyoruz.

Oradaki Türk marketleriyle mi başlamayı düşünüyorsunuz?
İlk hedefimiz bu. Bunu hedeflememizin en büyük sebeplerinden birisi de Ortakalan. Çünkü Ortakalan’la bir vizyon alışverişi yaptık. Siz, etnikmarket.com’la birlikte bir girişimde bulundunuz. Sizin orada bize sunduğunuz verileri kullanmak istiyoruz. Bugüne kadar Ortakalan bize çok destek oldu. Bize bir mecra oluşturdu. Biz nasıl marketlerde bir radyo mecrası oluşturuyorsak, Ortakalan da aslında perakende sektöründe çok güzel bir mecra oluşturuyor. Her gün mutlaka takip ediyorum. Benim vizyonumu geliştirdi, geliştiriyor. Ortakalan’ın da yönlendirmesiyle, Avrupa’da da var olmak istiyoruz.

Müzik kütüphanenizden de bahsedebilir misiniz?
2005 yılından beri Türkiye’de hem yerel hem yabancı müzik kütüphanesi oluşturuyoruz. İngiltere ve Amerika’da anlaşmalı olduğumuz firmalardan sözlü yabancı profesyonel müzikler alıyoruz. Bu müzikleri de hizmet verdiğimiz firmalara profesyonel bir şekilde sunmak için Cambridge Üniversitesi’ne bir araştırma yaptırıyoruz. Market, mağaza, AVM içerisinde hangi saatte ne tarz müzik çalınması daha doğru, bununla ilgili veriler hazırlatıyor ve bu verileri her yıl çalıştığımız firmalara sunuyoruz. İçinde yaklaşık 600 bin civarında şarkı barındıran bir müzik kütüphanesine sahibiz şu anda. Telifli müzik anlamında Türkiye’nin en kaliteli müzik kütüphanesi bize ait…

Peki, hangi saatlerde ne tarz müzikler tercih edilmeli?
Bu aslında firmanın hedef kitlesine göre değişiyor. Özellikle perakende sektöründe şarkı seçimleri ve müziklerin kalitesi kadar önemli olan diğer bir unsur da şarkıların tempo seçimini doğru ayarlamak... Günün belli saatlerine göre daha hızlı veya daha soft şarkı seçimleri yapmak gerek. Yanlış saatte yanlış tempoda şarkı çalmak, asıl amaç olan müşteriyi mağazada uzun tutmak yerine tam tersi bir sonuç verebilir. Örneğin bir fast food markası için rahatsız eden müzikler çalmak daha uygun olur çünkü içeride bir sirkülasyon olması isteniyor. Müşteri gelsin, yemeklerini alsın, yesin ve çıksın. Kimi restoranda ise sadece dinlendiren müzikler olmalı. Yaptırdığımız detaylı araştırmalardan aldığımız doneler ve firmaların verdiği brief’e göre en doğru müzik kütüphanesini oluşturuyoruz.

Marketlerin mağazalarının lokasyonlarına göre de değişiyor mu tercih edilen müzik çeşidi?
Evet. 100’den fazla şubesi olan firmalarla çalışıyoruz. Bu firmaların bölgesel ya da şube bazlı kampanyalara ihtiyaçları oluyor. Bunun için bir yazılımımız var ve bu yazılımı geliştiriyoruz. Aldığımız talebe göre geri bildirimde bulunuyoruz. Bu otomasyon sistemi sayesinde bölge ya da şube bazlı yayın yapabiliyoruz. Hatta şubenin kendi bünyesinde özel bir yayın bile yapabiliyoruz. Örneğin bir marketin X şubesinde çalışan bir arkadaşın doğum gününü kutlayabiliyoruz. Dilerlerse tüm şubede aynı anda aynı müzik yayını çalıyor ya da bölge bazlı, şube bazlı özelleştirilebiliyor. Kampanyaları ona göre yapıyor, reklamları da ona göre alıyoruz. Örneğin THY sadece Marmara Bölgesi’ne reklam vermek istiyor diyelim. Biz de onu Marmara Bölgesi’ndeki firmalara veya o bölgede şubesi olan firmalara sunuyoruz. Orada yayınlıyoruz.

Emre DURDU

27 Haziran 2018 Çarşamba
Haberle İlgili Fotoğraflar
Büyütmek için tıklayınız.
"RTP MEDYA" İle İlgili Diğer Haberler
Diğer Haberler