Email:
Şifre:
• Şifremi Unuttum
• Üyelik Başvurusu
Facebook ile Giriş Yap
Firma Bilgileri
REİS BAKLİYAT

ÇAKMAKLI MEVKİİ AKÇABURGAZ MAH. 54. SOKAK NO:7
İstanbul (Avrupa)/Esenyurt

Telefon: (212) 671 97 00
Fax: (212) 671 97 01

www.reisgida.com.tr

reis@reisgida.com.tr

Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis

Haber Arşivime Ekle

Ürün gamını genişleten ve yeni ürünlerinin lansman hazırlıklarını yapan Reis Gıda’nın Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis ile firmanın yeni yatırımlarını, sektörün bugünü ve yarınını konuştuk


2017 yılı Reis ve sektör özelinde nasıl geçti?
2017 yılını -satışta ve ciroda artış olmasına karşın- tonaj kaybıyla kapattık. Tonaj kaybı özellikle pirinçte yaşandı. Bunun ana nedeni ise pirinçte geçtiğimiz yıllara oranla farklı çeltik tohumları ekildiği için yeni tohumların pilavda iyi netice vermemesiydi. Ucuz olan bu ürünlerin alım ve satımını yapmadık. Bu nedenle pirinç satış miktarında azalma oldu.  Tüketicimizin yıllardır bildiği, tercih ettiği ve damak tadına uygun olan yerli Osmancık ve Baldo pirincinin satışını yaptık. Ülkemizde yetişen pirinç ve bakliyat fiyatları dünya fiyatlarının üzerinde olmasına rağmen Reis markasıyla ihracatta tonaj ve ciroda artış sağladık. İç pazarda bir önceki yıla göre karlılık oranlarında gerileme oldu. 2017 yılında iş ahlakı da maalesef erozyona uğradı. Bu da alışverişi güçleştirdi. Toplu tüketim ve perakende satış noktalarının her geçen yıl daha düşük fiyata ürün talep etmeleri neticesinde kalitesi düşük ve ithal menşeli ürünler daha fazla satıldı. 2017 yılında karlılığın ötesinde Reis kalitesine uygun üretim yapabilmek için çalıştık ve yine Reis pirinç ve bakliyat kategorisinde en güvenilen, en çok tercih edilen marka olarak kaldı. Reis Gıda olarak tüketicinin güveninin sürdürülebilirliği bizim için gurur ve güç kaynağı. Sosyal sorumluluk projelerimizle gerçekleştirdiğimiz toplumsal farkındalık, kalite ve standartta süreklilik, ayrıca sektörümüzde öncü olmamız, bize “Tanınmış Marka Tescili”ni getirdi.

Üretimle ilgili yenilikler var mı? Yıllık üretim kapasiteniz ne kadar?
Ürün gamını geliştirmeye devam ediyoruz. Yeni ürünlerimizin lansman hazırlıklarını yapıyor, “Reis Royal” olarak adlandırdığımız ürünleri tüketicimizle buluşturmak için gün sayıyoruz. 2018 planlarımızda Ar-Ge çalışmaları ile personel ve makine teçhizat yatırımlarımız hız kesmeden devam ediyor. Tesislerimizde yaptığımız ilave yatırımla pirinç ve bakliyatta yıllık üretim kapasitemiz 92 bin tonu buluyor.

İhracatta hedefe ulaşıldı

Anadolu topraklarında yerli tohumlarla üretilen kuru bakliyat ürünlerini “Reis” markasıyla birçok ülkeye ihraç ediyorsunuz. İhracat yaptığınız ülke sayısı bugün kaça ulaştı? Yeni pazarlara ulaşma ve farklı yatırımlarla ilgili planlarınız var mı?
Anadolu’nun bereketli topraklarında yetiştirilen, çiftçimizin alın teriyle ve el emeğiyle yetiştirdiği yerli ürünlerimizi 2017 yılında 4 kıtada 22 ülkeye ihraç ettik. 2018 yılı ilk çeyreğinde bu rakam 24 ülkeye ulaştı; ihracatta hedeflediğimiz tonaj ve ciro artışını sağladık. Her geçen gün tedarik etmekte zorluk çektiğimiz yerli tohumdan üretilen Türk menşeli ürünlerle iç pazarda olduğu gibi dış pazarda da her zaman kalıcı olmak istiyoruz. Türkiye'de tarımsal üretim maliyetlerinin yüksek olmasına rağmen bir Türk markası olarak küresel gıda pazarında söz sahibi olan Amerika, Kanada, Fransa, Almanya, Hollanda ve İngiltere gibi ülkelere ihracat yapıyoruz. Türkiye’nin pirinç ve bakliyat ithal ettiği bu ülkelere aynı ürünleri ihraç etmemiz ülkemiz adına ayrı bir gurur kaynağı.

2018 yılında bakliyata dair öngörüleriniz ve firmanıza dair hedefleriniz neler?
2018 yılında bize has geleneksel tohumlarla ürettiğimiz pirinç ve bakliyat çeşitlerini daha zor bulacağımızı ön görüyoruz. Üzülerek söylemek isteriz ki, 1990 yılından bugüne çeltik hariç bakliyat ürünlerinde üretimde azalma yaşanıyor. 1981 yılından bugüne tüketicimize sunduğumuz yerli ürünlerin tedariğini sağlayarak en uygun şekilde tüketicimizle buluşturup, ticari ahlak ve etik kurallara uygun çalışarak en iyi olma hedefimizi gerçekleştirdik. 1990 yılında başlattığımız ve bir görev kabul ettiğimiz sosyal sorumluluk projelerimizi artırarak sürdürülebilirliğini sağladık. 

Bakliyat üretimini ve tüketimini artırmak, sağlıklı beslenmek ve yerli tohumlara dikkat çekmek adına birçok çalışma yapıyorsunuz. Bu çalışmalardan bahseder misiniz?
Atalarımızın bize emanet ettiği bu topraklarda çiftçimizin gayretiyle yetiştirdiği ürünlerinin kıymetinin bilinmesi ve hak ettiği değeri bulabilmesi için üstümüze düşen tüm sorumluluklarımızı yerine getirmek adına çalışmalarımıza ara vermeden devam ediyoruz. Çiftçilerimizin her zaman yanında olarak, her platformda onların sesi olmayı sürdürüyoruz. Kurumsal sosyal sorumluluk projelerimizle çocuklarımıza küresel iklim değişimi, çevrenin korunması, toprak su bilinci, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, yerli ve yerel tohumların kıymetinin ve daha sağlıklı olduğunun bilinmesini hedefliyoruz. Ayrıca çok önem verdiğimiz obezite ile mücadelede farklı projelerle çocuklarımıza yerli tohumlardan doğal şartlarda üretilen, kendine ait kokusu ve lezzeti olan bitkisel ürünleri sevdirmeyi, sağlıklı beslenmeyi, geleneksel sofra kültürümüzü ve değerlerimizin korunmasını amaçlıyoruz. Geleneksel sofralarımızın baş tacı olan bakliyat ürünlerini ve unutulmaya yüz tutmuş olan yemek çeşitlerini araştırarak 700 bin kitap içerisinde yaklaşık 600 yemek çeşidi ile sağlıklı beslenmenin de önemini vurgulayarak tüketicilerimizle buluşturduk.

“Türkiye tarımda teknolojiye yatırım yapmalı”

Sürdürülebilir tarım stratejisiyle ilgili neler söylersiniz?
Tarım arazileri tarım amacı dışında kullanılmamalı ve parçalı dağınık yapısına yönelik düzenlemeleri tamamlamalı. Sulanabilen arazi miktarları artırılmalı ve damlama sulama sistemi yaygınlaştırılmalı. Yer altı ve yer üstü su kaynakları tasarrufları kullanılmalı. Toprak ve suyu kirleten sanayi kuruluşlarına asla müsaade edilmemeli. Gübre, ilaç kullanımı ve sulama konusunda üretici bilgilendirilmeli ve yönlendirilmeli. Artan nüfus, beslenme zorunluluğu ve küresel iklim değişimi dikkate alınarak, toprak ve iklim şartlarına uygun yeni tarımsal üretim modelleri geliştirilmeli, üretim planlaması yapılmalı. Ekolojik olan yerli ve yerel tohumlar korunmalı ve ıslah edilmeli. Verim ve kalitenin düşük olmaması için tedbir alınmalı. Tarım sigortasıyla üreticinin mağdur olmaması için ekilen ürün güvence altına alınmalı. Kamu kuruluşları, üretici ve sektör temsilcileri koordinasyon içinde çalışmalı. Genç nüfus tarımsal üretime özendirilmeli ve teşvik edilmeli. Çiftçilik cazip ve kârlı hale getirilmeli. Sonuç olarak Türkiye; tarımda teknolojiye yatırım yaparak daha yüksek verim alabilir. Bilinçli ve doğru yapılan bir tarım, ürün kalitesini ve verimliliği artırır, toprağı korur ve su kaybını önler. Bununla beraber çiftçiye para kazandırır.

Dünya bakliyat pazarındaki gelişmeleri ve ülkemize yansımalarını değerlendirebilir misiniz?
Dünyada ürün bolluğu ve ucuz ithalat dönemi sona eriyor. Önümüzdeki yıllarda gıda fiyatlarında ciddi bir artış yaşanacağı tahmin ediliyor. Dünyada yaşanan küresel iklim değişikliği, tarım alanlarının kaybına, üreticilerin azalmasına, ciddi verim kayıplarına ve gıda fiyatların yükselişine neden olacak. Bilimsel çalışmalar iklim değişikliği nedeniyle olabilecek kuraklık, sel, don, fırtına, hortum gibi doğal afetlerin daha sık ve şiddetli yaşanacağını gösteriyor. Ülkemiz bu küresel iklim değişiminden en çok etkilenecek ülkeler arasında yer alıyor. İklim uzmanlarına göre küresel iklim değişikliği ile mücadele edilemezse, bu sıra dışı iklim olayları yakın gelecekte şiddetini artırarak sıradan hale gelmeye başlayacak. Doğal afetlerin etkisinde kalan ülkelerde tarımsal üretim azalıyor, bunun doğal sonucu olarak arz edilen miktar talebi karşılamıyor. Dünyamızda yaklaşık 2 milyar 100 milyon insan yeterli beslenmiyor. Açlık ve yoksulluk kıskacından dolayı gıdaya erişemedikleri için çatışmalar yaşanıyor; doğal afetler nedeniyle de çaresizlikten göç etmek zorunda kalınıyor. Bugün 65 milyon zorunlu göçmen bulunuyor. Ülkemiz 4,5 milyon mülteci ve sığınmacıyı barındırıyor. Her ülke özellikle stratejik ürünlerde öngörülü davranarak, yaşanacak mücbir sebepleri de göz önüne alarak, halkının gıda güvencesini sağlayabilmek için kendi kendine yetecek üretimi yapmalı.

Özlem ELGÜN HARPUTLUOĞLU
20 Mart 2018 Salı
Haberle İlgili Fotoğraflar
Büyütmek için tıklayınız.
"REİS BAKLİYAT" İle İlgili Diğer Haberler
Diğer Haberler