Email:
Şifre:
• Şifremi Unuttum
• Üyelik Başvurusu
Facebook ile Giriş Yap
Firma Bilgileri
HİPP TÜRKİYE

KOŞUYOLU MAH. İSMAİL PAŞA SOK. NO: 54 KOŞUYOLU
İstanbul (Anadolu)/Kadıköy

Telefon: 216 428 30 40
Fax: 216 428 49 49

www.hipp.com.tr

info@hipp.com.tr

HİPP Türkiye Ülke Müdürü Mustafa Karık

Haber Arşivime Ekle

HİPP Türkiye Ülke Müdürü Mustafa Karık ile dünyanın en büyük organik hammadde işleyicisi firmanın Türkiye'deki gelişimi ve geleceğe dair hedeflerini konuştuk

1932 yılında Georg Hipp tarafından kurulan HİPP, “doğa ile uyum içinde yüksek kaliteli ürünler üretmek” felsefesiyle bir asıra yaklaşan süredir sağlıklı beslenmeye destek oluyor. Avrupa’nın 7 ülkesinde üretim tesisleri bulunan HİPP, 15 bin hektarlık alanda 8 bin anlaşmalı çiftçiyle gerçekleştirdiği ekimle dünyada çevre dostu, sürdürülebilir, organik tarımın da öncüsü konumunda. HİPP’in ürünlerinde yer alan HİPP Organik Mühürü, tüm dünyada tüketiciler için AB direktiflerinden daha hassas ve sıkı kontrol edilen, tarladan sofraya gıda güvenliği ve sağlıklı besinin simgesi…

HİPP’in Türkiye’de yatırımları 1999 yılında İzmir’de başladı.  2008 yılına kadar Türkiye genelinden organik hammadde tedariği gerçekleştiren Türk tarımının bu alanda gelişimi adına önemli katkılar sağlayan HİPP, 2008 yılında ise işlenmiş ürünlerin satış, pazarlama ve dağıtımını gerçekleştirmek üzere İstanbul’da yeni bir yapılanmaya ve yatırıma daha imza attı. Türkiye’ye duyulan güvenle gerçekleştirilen bu önemli yatırım karşılığını verdi ve 10 yıllık süre zarfında HİPP, tüketim bilincine sahip anne ve babaların bir numaralı tercihi oldu.

HİPP’in Türkiye’deki yapılanması ve pazara sunduğu ürünlerle ilgili bilgi alabilir miyiz?
Dünyanın en büyük organik ham madde işleyicisi HİPP, Türkiye’de İzmir’de 1999 yılında kurulan hammadde tedariğiyle ilgili merkezi ve 2008 yılında İstanbul’da kurulmuş olan ithalat, satış, pazarlama ve dağıtım merkeziyle oldukça köklü bir geçmişe sahip. HİPP Türkiye’nin sunduğu ürünler, ulusal ve yerel market zincirleri, sağlıklı beslenme ve kişisel bakım alanlarına odaklı uzman mağazacılık zincirleri ve eczaneler olmak üzere; organize perakende kanallarının tamamında tüketicilerle buluşuyor. Türkiye’deki ürün yelpazesi;  ‘Süt Formülü’, ‘Ek Gıda’, ’Atıştırmalıklar’, ‘1-3 Yaş’, ‘Cilt Bakımı’  gibi başlıklar altında ele alınıyor.

HİPP, bebeklerin sağlıklı ve gelişimine uygun beslenmesi adına sadece mama ile sınırlı kalmıyor ve bu alanda her ihtiyacı sunuyor. Organik bebek sütü ve organik devam sütünün yanı sıra organik sebze karışımları, organik meyve & tatlılar ve organik tahıl bazlı gıdalarla bebeğin daha sağlıklı büyümesi ve gelişimi konusunda ebeveynlere destek oluyoruz. Bebekler bildiğiniz gibi biraz büyüdüklerinde ve gerek TV reklamlarını izleyerek gerekse de marketlere gidip oradaki renkli rafları görerek atıştırmalık talep etmeye başlıyorlar. HİPP, bu konuda da annelerin gönül rahatlığıyla tercih edeceği atıştırmalık grubunu sunuyor ve organik bebek gofretleri, organik bebek bisküvileri, organik bebek ekmeği, organik müsli&meyve barları ile bebekleri mutlu ediyor.

HİPP Türkiye’nin hamilelik dönemindeki kadınlara ürün ve özel çalışmalarıyla sağladığı destekten bahseder misiniz?
Hamilelik döneminde organik meyve sularımız hamile annenin sıvı ihtiyacı için farklı alternatifler oluşturuyor. Yine şeker ilavesi olmayan organik atıştırmalıklar da ara öğün olarak kullanılabilir. HİPP Natal Emziren Anne Çayı, emziren annede zaten mevcut olan prolaktin ve oksitosin adlı hormonların aktivitesini artırarak, anne sütü üretimini hızlandırıyor ve salgılanan anne sütü miktarını artırmaya yardımcı oluyor. Web sitemizden online kayıt yaptırarak Hipp Bebek Kulübüne üye olan ebeveynlere bebeklerin yaşına uygun beslenme ve bakım önerileri ve daha birçok konuda bilgi aktarılıyor. Kulüp bünyesinde gerçekleştirilen yarışmalar ve aktivitelerin yanı sıra sosyal medya sayfalarımızda güncel olarak anne ve bebek sağlığıyla ilgili önemli bilgiler paylaşılıyor ve doğru ürün kullanımıyla ilgili öneriler yayınlanıyor.


'Bebeğin sağlıklı gelişimi için başlıca ihtiyaç duyulan her ürünü sunuyoruz'

HİPP beslenmenin yanı sıra bebek ve çocukların bakımıyla ilgili de pek çok ürün sunuyor. Bu konuda sizden ayrıca bilgi alabilir miyiz?
HİPP Türkiye, hamilelik döneminden bebeğin doğum ve gelişim sürecinin tamamına kadar olan süreçte gerek beslenme gerek bakım konusundaki annelerin en güvenilir yol arkadaşıdır. Cilt bakımı grubumuzda bebeklerimiz için banyo ve kişisel temizlik ürünleri, krem – losyon, temizleme mendilleri ve güneş bakım ürünlerine uzanan geniş bir ürün gamında çözüm sunuyoruz. Bu ürünlerin hiçbirinde renklendirici, koruyucunun dışında paraben, PEG gibi petrol türevi kimyasallar kesinlikle bulunmuyor. Kozmetik ürünler organik badem yağı ya da organik badem ekstraktı içeriyor.

HİPP Türkiye markaları arasındaki Bebivita’nın gelişimi ve gelecek hedefleriyle ilgili neler planlanıyor?
Bebivita, bebekleri için uygun fiyatda kaliteli ürün kullanmak isteyen anne ve babaların tercihi. Organik ham maddeleri kullanılarak ürettiğimiz HİPP ürünleri organik ürünlerin denetim ve kontrolleri sebebiyle bir miktar daha yüksek fiyattan satılmaktadır. Bu maliyet unsuru sebebiye organik ürün kullanamayan tüketiciler için; yine HİPP tesislerinde AB standartları ile üretilen yüksek kaliteye sahip Bebivita ürün gamı raflarda yerini aldı. Gelecekte ürün gamı artarak devam edecek. HİPP kullanıcı için nasıl farklı alternatifler bulunuyorsa Bebivita için de ürün çeşitleri mutlaka artacaktır. 

Yakın dönemde pazara sunulan veya bu senenin ikinci yarısında tüketicilerle buluşturulması planlanan yeni ürünlerle ilgili bilgi alabilir miyiz?
Anne ve babalar bebekleri ve çocukları için şeker ve tuz ilavesiz geliştirilmiş yeni ürün çeşitlerini bu yılın son çeyreğinde raflarda bulabilecekler. Yine çok yeni ithal ettiğimiz çocuklar için özel olarak üretilmiş organik dudak nemlendirici gibi bakım ürünleri de tüketicilerimizle buluşmaya devam edecek.


'Organik üretimin felsefesi doğru anlaşılmalı'

Bu alandaki en yetkin firma olarak Türkiye’de organik ürün ve hammadde ithalatı, üretimi ve organik segmentte markalaşma konusundaki düşünce ve önerilerinizi bizimle paylaşır mısınız?
İthalat söz konusu olduğunda Avrupa Birliği’nde özellikle de çocuk sağlığı alanında çok sıkı denetimler var. Türkiye’de sürdürülebilir organik tarım konusunda daha iyi seviyede bilgilendirme ve denetim gerekliliği var. Biz bu konuda, üstümüzde oldukça fazla iş yükü de yaratan önemli bir misyon üstlenmiş durumdayız ancak bundan şikayetçi değiliz. Ülke tarımının bu yönde gelişimi adına katkı sağlıyor olmaktan gurur ve mutluluk duyuyoruz. Rutin iş süreçlerinin yanı sıra pek çok toplantıya katılarak görüşlerimizi sunuyoruz hatta Türkiye’den organik hammadde ithalatı konusunda bu süreçlerle ilgili bakanlık yetkilileri ve AB komisyonundan misafirleri ağırlıyoruz ve bilgilendiriyoruz.

Bu konudaki gelişim için Türkiye’de bu işin felsefesi ve mantığının da doğru noktada anlaşılması gerektiğini düşünüyorum. Organik üretim, sadece ticari kaygıyla yapılan bir iş olmamalı. Organik üretim, daha fazla ne sunduğunuzla ilgili değildir. Organik üretim tam tersine neyi içermediği ile ilgilidir. Organik bir ürün ile katkı, koruyucu, antibiyotik, suni gübre gibi birçok içerikten yoksun sertifikalı ve kontrollü ürün tüketmiş olursunuz.

Tüketici açısından organik ürünlerin gelişimi ve gelecekte hangi noktaya geleceğine dair öngörülerinizi öğrenebilir miyiz?
Organik ürünlerin Türkiye’deki pazar payı, tüketicilerin bilinç seviyelerinin ve satın alma güçlerinin gelişimiyle doğru orantılı şekilde büyüyor. Son dönemde FMCG pazarının genelini kapsayan fiyat artışlarına karşın sepet ortalamasının eşit miktarda büyümemiş olması, organik ürünleri ayrılan harcama payını bir miktar kısıtladı. Ancak bu durumun aşılacağına dair inancımızı korumaktayız.

Bilinç seviyesi olarak baktığımızda Türkiye’de özellikle bizim alanımızdan yola çıkarak ebeveynlerin alışveriş tercihlerinde geçmiş 10 yıla kıyasla önemli bir gelişim olduğunu gözlemliyoruz. Bununla birlikte örnekleme yaptığımızda; Polonya’nın alım gücü Türkiye ile dolar bazında hemen hemen aynı. Bebek doğum oranı Polonya’nın üç katı olmasına rağmen sektörün pazar payı Türkiye’de bu ülkenin üçte birine ancak gelmiş durumda. Yani bilinç düzeyinde önemli bir ilerleme kaydedildi ancak halen kat edilmesi gereken mesafe de var.

Bu konuda sivil toplum kuruluşlarının çalışmaları var mı? Genel anlamda sektörün gelişimi adına atılması gereken yasal adımların neler olduğunu düşünüyorsunuz?
Kendi alanımızda sivil toplum örgütlenmesinin oluşması konusunda ciddi çalışmalar yaptık ve bebek ürünlerinde doğru standartlarda üretim yapılması ve etik rekabet şartlarında gelişim adına çalışmalar yapması planlanan bir derneğin de kurucuları arasında yer aldık. Birkaç yıl da beraber çalıştık ve bu süreçte özellikle bizim adımıza en önemli gündem konunun tüm taraflarını, bu sürecin doğru yürütülmesi adına bilinçlendirmekti. Özellikle de perakendecileri bilgilendirmek yönünde çalıştık çünkü bildiğiniz gibi üretimin doğru ve etik şartlarda gerçekleşmesi perakendeciden ayrı ele alınabilecek bir konu değil. Onların ürün satın alımında verdiği kararlar, raflarına koyacakları ürünlerin standartlarına ne kadar özen gösterdikleri bu yönde belirleyici unsur. Ancak sonrasında dernekte süreç iyi yürütülemedi ve çözülme aşamasına geldi. Fakat böyle platformlara ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.

Yasal süreçleri konu aldığımızda ise organik ürünlerin zaten yapısı gereği maliyeti yüksekken Türkiye’de vergilendirmesi de çok yüksek... Organik meyve sularında yaklaşık yüzde 58 vergi mevcut. Hatta bu nedenle bazı ürünlerimizi, tüketicinin ulaşımını kolaylaştırmak ve tüketim bilinç seviyesini artırmak adına zararına satıyoruz. Biz bunu bir sorumluluk olarak görüyoruz ancak resmi makamlarımızdan da beklentimiz özellikle de bebek-çocuk sağlığı gibi ülkenin geleceğini ilgilendiren hassas bir konuda daha uygun vergilendirme şartları oluşturmalarıdır.


'Perakendecilerle sektöre birlikte değer katmayı hedefliyoruz'

Finalde perakendecilere yönelik mesajlarınızı iletmek isteriz.
10 yıllık süreçte Türkiye’de 200 bin bebeğin sağlıklı, katkısız ve onları geleceğe güvenle taşıyan besinlerle büyümesini sağlar noktaya gelmenin bizim adımıza işin ticari boyutundan öte bir anlam taşıdığını özellikle vurgulamak isterim. Bu 10 yılda HİPP’in dünya çapındaki felsefesinin neyi ifade ettiğini tüketicileri iyi ifade edebilmek adına çalıştık ve bu çalışmaların karşılığını aldık.

HİPP’in bir asra dayanan iş tecrübesiyle stok yönetiminde fark yaratıyor ve ürünlerimizin fiyatını sunduğu kaliteye oranla son derece makul ve stabil seviyede tutmayı başarıyoruz. Bu çalışma prensiplerinin etkisiyle market zincirleriyle olan işbirliğimizi de her geçen yıl daha üst seviyelere taşıdık. Market zincirleri raflarında Hipp ürünlerini bulundurduklarında tüketicinin o satış noktasıyla ilgili kalite ve güvenilirlik algısına çok önemli bir artı değer kattıklarını görmüş durumdalar. Geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımızın sağlıklı büyümesi adına perakendeci dostlarımızın da göstereceği hassasiyetle işbirliğimizin artarak devam edeceğini düşünüyoruz.


Ortakalan Özel Röportaj

07 Eylül 2018 Cuma
Haberle İlgili Fotoğraflar
Büyütmek için tıklayınız.
"HİPP TÜRKİYE" İle İlgili Diğer Haberler
Diğer Haberler