Firma Bilgileri
BİÇEN (İstanbul)

KARTALTEPE MAH. BELEDİYE CAD. SARAÇOĞLU İŞ MERKEZİ NO:1 SEFAKÖY
İstanbul (Avrupa)/Küçükçekmece

Telefon: (212) 444 34 36
Fax: (212) 624 39 19

www.bicen.com.tr

bicen@bicen.com.tr

Biçen Genel Müdürü İhsan Biçen

Biçen Genel Müdürü İhsan Biçen ile yeni konsepte geçiş süreci başta olmak üzere son bir yıldaki gelişmeleri değerlendirdik

Son bir yılı Biçen açısından değerlendirir misiniz?
2016 yılına başlarken bir önceki yıldan aldığımız başarılı sonuçların verdiği cesaret ve güvenle, fiziki büyüme ile ilgili hedefler belirlemiştik. Bu hedeflere ulaşmak adına 15 farklı görüşme yaptık. Ancak 2016 yılı ülkemiz için çok iyi bir yıl olmadı, ülkemiz ve milletimiz ciddi badireler atlattı. Normal bir yıl olsa, bu 15 farklı alternatif içinde “evet” diyebileceklerimiz olurdu. Fakat böyle zorlu bir yılda atılan her adım çok önemliydi ve her zamanki dönemlere göre fazla risk taşımaktaydı. Bu sebeple tamamına hayır dedik. Bu süreci işimize daha odaklı ve bir sonraki yıla daha güçlü girecek şekilde planlı geçirdik.

Daha önceki röportajlarımızda dile getirdiğimiz gibi biz verimliliğe büyük önem veriyoruz. İşte bu yüzden mevcut mağazalarımız içinde kârlılığı düşük olanları tek tek ele alarak verimliliği istediğimiz boyuta getirmek üzere özel çalışmalar yapıyoruz. Yeni ve riskli bir yatırıma girmektense, yıllardır büyük emeklerle verimliliğini sağladığımız mağazalara odaklanarak onların verimliliğini en üst noktalara taşımanın daha doğru olduğu kanısındayız.. Bununla birlikte 2016 yılını kurumsal ve yapısal ‘Tazelenme Yılı’ olarak ilan etmiştik. Böyle bir iddia ortaya koyup bunun altını boş bırakmak doğru değildi. Bunun için de sadece mağazaların konseptinin değişimi değil, bütün çalışma sistemimizi yeniden ele alarak ‘Tazelik’ iddiamızı mağazalarımıza yansıtacağımız şekilde bir dönüşüm geçirdik. Fiziki büyüme dışında kalan hedeflerde şartlara rağmen başarılı bir yılı geride bıraktık.  Mağazalarda konsept dönüşümlerinin tamamı bitirildi. Tüm ekibimizi bu yönde eğiterek ‘Tazelik’ anlayışını bütün iş süreçlerimize yansıttık ve mevcut mağazalarımızdaki reel büyüme de sektör ortalamasının üzerinde oldu.

Verimlilik hassas bir konu ve sektörde herkesin en çok kullandığı bir kelime haline geldi. Sizin bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?
Verimlilik tek bir kişinin “Biz verimli olalım” demesiyle olacak bir konu değil. Bütün bir ekibin buna inanması gerekli. Şu anda gidip Biçen Ekibi’ ne, kullandıkları latex eldivenle şeffaf eldiven arasında ne kadar dayanıklılık ve kadar maliyet farkı var? Sorusu yöneltilirse cevabını size hızlıca söylüyor olacaklardır. Bu sadece bir örnek, bütün operasyon birimlerimiz için aynı anlayışı sağlamış durumdayız. Hangi departman olursa olsun, bir işi yaparken “Ben bu işi, daha az maliyetle ve daha kısa sürede doğru şekilde yapabilir miyim?” diye kendine sormuyorsa verimliliği sağlamak gerçekten imkansız. Dolayısıyla önce kendinizin inanmanız gerekli ama kendiniz inanıyor, ekibinizi buna inandıramıyorsanız “verimlilik” sadece lafta kalıyor.

Maliyetleri kontrol etme isteği şirketlerde çalışan inisiyatifini ve esnekliği kısıtlayan sonuçlar da getirebilir. Güçlü yönü esneklik olan Yerel Zincirler sizce bu dengeyi nasıl sağlamalı? Biçen bu dengeyi nasıl koruyor?
Çalışanın inisiyatif alabilmesi ama bunu yaparken de verimliliğini koruması için kendi hareket alanını bilmesi gerekli. Bunun için de bütün departmanlar için bir bütçe oluşturmak ve oluşturulan bütçeyi son derece disiplinli şekilde denetleyebileceğiniz ölçümleme altyapısını oluşturmak gerekiyor. Yöneticilerinizle birlikte kendi bölümlerinin bütçelerini oluşturuyorsanız, onlar kendi hareket alanlarını biliyorsa ve buna göre bir planlama yapabiliyorsa o zaman bu hedeflere uygun şekilde inisiyatif alabiliyor. Yerel zincirlerde hiç bütçe oluşturmayan arkadaşlarımız da var. Departmanlar var ancak yöneticilerinin bütçesi yok veya bütçe oluşturuluyor ama kullanılmasına izin verilmiyor. Sadece göstermelik olarak oluşturuluyor. Bütçe oluşturan ama en başta patron olarak kendisi bu bütçeye sadık kalmayan arkadaşlarımız da var. Bu tip durumlarda az önce söylediğimiz ‘ekibi inandırma’ konusunu gerçekleştirme gibi bir şansınız olmaz. Biçen ’de ekibimizin inisiyatif gösterdiği pek çok konu var ve onların sorumluluk almasından dolayı son derece memnunuz. Bu sorumluluğu alabiliyorlar çünkü baştan bir araya gelerek onların da önerileriyle gerçekçi bir şekilde bütçelerini oluşturduk. Herkes hedefini biliyorsa, bütçesini biliyorsa, işin başındaki kişi de bunu ölçüyorsa, o zaman verimlilikle ilgili güzel sonuçlar alıyorsunuz.

2017 veya sonrasıyla ilgili büyüme hedefleriniz ne yönde olacak?
Son yıllarda olduğu gibi ‘’Güven Endekslerinin’’ düşük olduğu zamanlarda öz sermayesiyle hareket eden şirketlere her zaman çeşitli fırsatlar gelecektir. Burada önemli olan sabırlı olmak, uygun fırsat gelene kadar bu fırsatı kullanabileceğiniz yapıyı oluşturabilmek. Bizim kendi içimizdeki planlarımız da buna uygun şekilde ilerliyor. Biçen, öz sermayesi ile hareket eder duruma geldi. Böyle devam ettiğimiz sürece büyüme ile ilgili fırsatlar gelecektir. Geldiğinde de bunu banka kredisi ile borçla değil öz sermayemizle gerçekleştirebileceğiz. Bundan sonrası sadece bu fırsatları takip edip değerlendirmekle ilgili…

2017’de kurumsal yapılanma ile ilgili ayrı bir proje var mı?
Şu anda eksik olduğumuz nokta ‘aile Anayasası’nın oluşturulması. Bununla ilgili de konunun uzmanlarıyla çalışmalarımızı başlattık. Yılsonuna kadar tamamlamış olacağız.

Lojistikle ilgili bir yatırım düşünüyor musunuz?
Kıraç’ta bulunan tesisimizi geçtiğimiz yıllarda adresleme sistemine geçirmiş ve hem ekipman hem operasyonel işleyiş anlamında üst düzey seviyeye getirmiştik. Bugün itibariyle lojistik olarak başarılı bir operasyonel yapıya sahibiz.

Gelecek yıllar için ise metrekare olarak daha büyük ve kendi mülkümüz olacak bir yatırım gerçekleştirme düşüncemiz var. Ancak klasik bir tesis istemiyoruz. Lojistik ve idari birimlerimizin bir arada olacağı ve bunun yanı sıra tüm personelimizin sosyal aktivitelerini gerçekleştirebileceği, içinde spor alanlarının olduğu, çalışanlarımızın aileleriyle birlikte keyifli vakit geçirebileceği çok daha farklı bir yapıda tesis kurmakla ilgili planlarımız var.

Ekipman alanında yatırım planınız var mı?
Bildiğiniz gibi iki yıl önce Hollanda merkezli bir perakende tasarım firması ile çalışmalara başladık ve son iki yılda görsellik, koku, renkler ve benzer bütün duyulara hitap eden bir konsepti bütünlük içinde, mağazalarımızın her köşesine uyguladık. “Biçen Tazeleniyor” konseptine geçiş döneminde bütün mağazalarımızın ekipman yapısı baştan aşağı değişti. Dolayısıyla şu anda bir ekipman yenilemesi planımız yok. Ancak çok acil bir ihtiyaç olarak görmesek de başka operasyonel değerlendirme sürecimize bağlı olarak, belli bir zaman içinde soğutma dolaplarımızı daha farklı bir konsepte geçirme ihtimali olabilir. Bunu düşünmemizin nedeni, başta balık olmak üzere dondurulmuş gıda konusunda ürün gamımızı biraz daha zenginleştirmek yönünde bir değerlendirme yapıyor oluşumuz. Bu değerlendirmeler sonucunda kararı alırsak, ekipman tarafında da buna uygun değişimi yapacağız. Ayrıca güvenlik ekipmanlarında da çok kısa vadede değil ama belli bir süre zarfında bazı yenilemeler yapacağız. Genel merkezimizde bütün mağazalarımızı izlediğimiz bir kozmik oda oluşturduk. Mevcut kamera sistemlerimiz beklentilerimizi karşılamakla birlikte bazı mağazalarımızda daha iyi performans sağlayan kamera sistemlerine geçiş düşünüyoruz. Onları da zamanla yenileyeceğiz.

“Biçen Tazeleniyor” konseptine geçiş sonrası tüketicilerin yaklaşımı nasıl oldu?
Müşterinin mutlu olması için buna önce ekibin inanması gerekliydi. Ekibimiz tam anlamıyla yeni konsepti anladı. Özellikle bu yılın başından itibaren de dönüşümün sonuçlarını, müşteri tarafında da son derece olumlu şekilde almaya başladık. Süpermarketlerin asıl gücünün taze ürün reyonları olduğuna inanıyoruz bu kadar alternatif arasından Biçen’i tercih ettirecek olan, herkesin sattığı bakliyat, deterjan vb. ürünler asla değil. Bu ürünler asıl çekim gücünü oluşturmuyor, İnsanlar bizim mağazalarımıza taze ürün reyonları için geliyor ve gelmişken onlara diğer ihtiyaçlarını da satıyoruz. Mağazamıza girdiğinde aldığı taze ekmek, simit kokusu veya sebze meyvedeki eşsiz tazelik çeşit ve sunum, şarküterideki başarımız bizi tercih edilir yapıyor. Dolayısıyla diğer reyonlardaki iş yapmayan, verimsiz ürünleri kaldırıp bunlara harcadığımız eforu, alanı tamamen taze ürünlere yönlendirerek bu konsepte geçiş yaptık. Herkesin görüşüne saygı duymakla birlikte biz, süpermarketçilikte doğru ve gelecekte de sürdürülebilir olan formülün bu olduğuna inanıyoruz.




Söylediğinize bağlantılı olarak süpermarketçilikte kategori yönetiminin daha doğru yapılması ve daha verimli alanlara kanalize olunması gerektiğini düşünüyor musunuz?
Zaten öyle olması gerekir ancak ben artık bunun da bir adım önüne geçmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bizler artık kategoriyi değil ürünü yönetmek zorundayız. Örnek vermek gerekirse Kars kaşarını geçen yıl ayda 2 ton satarken bu yıl 4 tona çıkarttık. Yaz aylarına girerken kendimize ait bir köfte reçetesi oluşturduk. Bu formülü oluşturmakla ilgili tam bir yıldır çalışıyoruz. Ustasını bulduk, onu İstanbul’a getirdik, ev tuttuk, çalışabileceği alanı onun istediği gibi hazırladık. Şu anda ise bizim bu köftemiz müşterilerimizin gözünde efsane haline geldi. Organik ürünlere eskiden ayırabileceğimiz metrekare bulmakta zorlanıyorduk. Yeni konsept ile beraber bu ürünlere metrekare ayırmaya başladık. Organik meyve suyunda özellikle okul dönemlerinde çok iyi bir potansiyel olduğunu gördük. Müşteriler kendileri için pahalı bulsalar da çocukları için bunları alıp beslenme çantalarına koyuyor. Buna uygun şekilde şimdiden önümüzdeki yıl okul açılış dönemi için gerekli hazırlıklarımızı yaptık.  Yani biz discountlar karşısında durmak istiyorsak artık kategori yönetmenin de ötesine geçip ürünleri yönetebilmeliyiz. Bunu yapabilmenin tek yolu da verimsiz ürünleri azaltıp asıl güçlü olmamız gereken alanlara odaklanmak. 

PERDER’in çalışmaları ve buna bağlı olarak yerel marketlerin geleceğiyle ilgili düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?
İstanbul PERDER’de Ramazan Bey’in başkanlığı sonrasında bu işe başından beri emek vermiş ancak zamanla biraz uzaklaşmış arkadaşlarımız da tekrar dâhil oldu. Güçlü bir yönetim ekibi kuruldu. Çalışmalar son derece başarılı şekilde devam ediyor. Genel olarak yerel marketlerle ilgili gelecek öngörülerinde ben hiçbir dönemde karamsar değildim. Her sene sektörün daha zorlaşacağını zaten biliyorduk ve beklendiği gibi de oldu. Hala eksiklerin olduğunu kabul etmekle birlikte yerel marketlerin geçmişe oranla lojistik süreçlerinde, teknoloji kullanımında, eğitim konusunda PERDER öncesi dönemle kıyaslanmayacak seviyede mesafe aldığı da bir gerçek. Sektörün son 10 yıllık tablosuna baktığımızda da uluslararası zincirlerin gelip herkesi satın aldığı, pazarı domine ettiği bir tablo olmadı. Tam tersine yerellerin içinden bölgesel zincirlerin çıktığı, satın almaların da kendi içinde olduğu bir yapıda ilerliyor. Bizimle benzer coğrafi ve kültürel yapılara sahip Avrupa ülkelerine baktığımızda da çok sayıda yerel ve bölgesel zincirin olduğunu görmekteyiz. Türkiye’deki gelişim de bu şekilde devam edecek.


Ortakalan Özel Haber

26 Mayıs 2017 Cuma
Haberle İlgili Fotoğraflar
Büyütmek için tıklayınız.
"BİÇEN (İstanbul)" İle İlgili Diğer Haberler
Diğer Haberler