Email:
Şifre:
• Şifremi Unuttum
• Üyelik Başvurusu
Facebook ile Giriş Yap
Firma Bilgileri
ORTAKALAN

Bahariye Caddesi, Canan Sokak, No:33/5
İstanbul (Anadolu)/Kadıköy

Telefon: 216 418 00 99
Fax: 216 330 64 06

www.ortakalan.com.tr

bilgi@ortakalan.com.tr

Avrupa Türk Etnik Pazarı

Haber Arşivime Ekle

Avrupa Türk Etnik Pazarı, Avrupa’da yaşayan 6 milyonu aşkın Türk tüketicisine ulaşmanın yanı sıra tüm Avrupa pazarına açılmak için kilit konumda

Sektörel bilginin üretilmesi ve paylaşımı ile etkin bir sektörel iletişim deneyimini birlikte sunan Ortakalan, şimdi de Türkiye ile Avrupa arasında yeni bir köprü açıyor.

Bugüne kadar üzerinde detaylı bir çalışma yapılmamış olan Avrupa Türk Etnik Pazarı, birçok bilinmeyeni, kendine has yapısı ve rekabet koşulları ile ama en çok da barındırdığı fırsatlar ile her geçen gün daha fazla gelişen, büyüyen ve Türk firmaları için önemi artan bir pazar.

Avrupa Türk Etnik Pazarı sadece Avrupa’da yaşayan 6 milyonu aşkın Türk tüketicisine ulaşmak için değil aynı zamanda tüm Avrupa pazarına açılmak için son derece önemli ve buradan yola çıkarak dünya pazarlarına da daha kolay erişim sağlayacak olan bir kapı, bir referans noktası aynı zamanda. 

Altı binden fazla satış noktasına sahip olan Türk Etnik Marketleri, ayrıca diğer etnik marketlere girişin de kapısını açmanın anahtarı konumunda. 

Bilgi platformu önemli bir adım

Ortakalan, bu dosyanın çalışmaları çerçevesinde etnik pazarın yapısını anlamaya, çalışma dinamiklerini belirlemeye karar verdiğinde doğru kaynağın Avrupa Türk Gıdacılar ve Perakendeciler Platformu olduğunu tespit etti. Bağlantıya geçtiğimiz Platform Koordinatörü Volkan Aydın’ın araştırmalarımızda bize verdiği içten destek sayesinde kendimizi kırk yıllık etnik market profesyoneli gibi hissettik. Bu çerçevede Volkan Aydın'a ve elbette bize görüşleri ile yön veren Avrupa’daki perakendecilere, toptancı ve üreticilere de samimi katkıları için çok teşekkür ediyoruz. Avrupa Türk Gıdacılar ve Perakendeciler Platformu'nun çalışmalarıyla ilgili bilgiyi ve Aydın'ın pazarla ilgili görüşlerini röportaj dizimizin ilk sırasında yarın okuyabilirsiniz.

Bir dizi olarak hazırladığımız Avrupa Türk Etnik Pazar dosyasında her kesimden üst düzey yöneticiler ile yapılmış röportajlar bulacaksınız. Bu röportajların bütünü incelendiğinde sanırım pazarın yapısı ve dinamikleri hakkında bir hayli bilgi ile donanmış olarak, pazara bakışınızı güncelleyebileceksiniz.

Önce Türk marketi sonra dünyaya ihracat

Avrupa Türk Etnik Marketlerinin toplam sayısının ülkemizdeki Yerel Zincir sayısından fazla olduğunu görünce gıda sektörünün birçok alanında faaliyet gösteren Avrupalı Türk üreticilerin varlığını daha iyi anlayabiliyorsunuz. Dosyamızı hazırlamak için son olarak gittiğimiz ve baştan sona kadar izlediğimiz ANUGA Fuarı'nda Avrupa Türk Gıda Üreticileri'nin bazılarının da standları olduğunu ve sadece Türk Etnik Pazarı için değil diğer pazarlar içinde çalıştıklarını ilk ağızdan dinleme ve görme şansımız oldu. İlk önce Türk Etnik Pazarı için çalışmaya başlamış olmalarına rağmen bugün dünyanın birçok ülkesine ürünlerini ihraç ediyorlar.  Bu olgu bile tek başına etnik pazarın önemi ortaya koymaya yeter.



Bazı Türkiye markalarının da bu pazara doğrudan yatırım yapmaya başladığını, fabrika, ofis, depo, temsilcilik açmaya başladıklarını memnuniyetle gördük. Bazı Avrupa Türk Gıda üreticilerinin ise doğrudan Türkiye’ye yatırım yaptıklarını ve burada ürettikleri ürünleri ihraç ederek ülke ekonomisine değer kattıklarını belirtmeliyiz. Çok yönlü ilişkileri ve fırsatları beraberinde taşıyan etnik pazarın bugüne kadar toptancılık sistemi üzerinden çalıştığını ve bu sistemin doğru partner seçimleri ile iyi sonuç verdiğini söyleyebiliriz. Türkiye’de perakende sektöründeki zincirleşme eğiliminin ortaya çıkarttığı zincir market departmanları henüz etnik pazar için söz konusu değil.  Bu nedenle toptancılık sistemi üzerinden yürüyen bir ticaretin devam etmesi de son derece doğal ve olması gereken bir durum. Ancak Avrupa Türk Etnik Marketlerinde de zincirleşme eğilimi artarak devam ediyor.

Özellikle Almanya’da bir çok Türk zincir marketinin var olduğunu ve diğer Avrupa ülkelerinde de Türk zincirlerinin gelişmekte olduğunu gözlemleme şansımız oldu. Son derece başarılı örneklerle de karşılaştık. Ülkesinde yılın marketi seçilecek kadar başarılı çok iyi örnekler bulunuyor.  Bugün artık Türk Etnik Marketleri'nin kurucuları görevi ikinci ve yer yer üçüncü kuşaklara aktarmaya başlamış ve her biri kendi bölgelerinde son derece sağlam yapıya sahip ‘’Türk Yerel Etnik Marketleri’’  ortaya çıkmış durumda. Genç kuşakların bayrağı devralmaya başlaması ve bugüne kadar pazarda edinilen deneyim Türk Etnik Marketlerinin gelişimi açısından son derece önemli bir kazanım. Pazarın elbette kendi içinde sorunları var. Genç kuşak Türklerin Etnik Marketlerden alışveriş etme eğiliminin azalması, Ulusal Marketlerin etnik reyonlar açarak bu pazara yönelik hamleler yapması zorlayıcı görünse de aslında yüksek potansiyelinin işareti. 

Türkiye'deki firmalardan ilgi bekleniyor

Avrupa Türk Etnik Market Pazarı'nın kurucu asli unsuru işlerinden ayrılırken aldıkları tazminat ile kendi marketlerini kuran ve geliştiren Türkler olmuş. Bu girişimle birlikte Türk Marketleri için çalışan toptancılar ve giderek Avrupa’da üretim yapan gıda işletmeleri ortaya çıkmış. Pazarın bugünkü yapısında temel olarak dört ayak bulunuyor. Etnik Türk Marketleri, Toptancılar, Avrupa Türk Gıda Üreticileri ve Türkiye firmaları. Dosyamızda sizlere bu dört gruptan seçkin temsilcilerin görüşlerini de sunacağız. Buradan bir mesajı özellikle vermek durumundayız; Türk Etnik Marketleri'nin yöneticileri Türkiye firmalarının pazara gereken ilgiyi göstermediğini ve yakından izlemediği eleştirisini yapıyorlar. Beklentileri Avrupa Türk Etnik Market noktalarının Türkiye’deki üst düzey yöneticiler tarafından ziyaret edilmesi ve pazarın daha iyi anlaşılmasını içeriyor. Bu beklentilerin karşılık bulması için bizde Ortakalan olarak üzerimizi yapmaya çalışacağız.

Avrupa Türk Etnik Market Pazarı, Türk firmaları için yeni iş olanakları sunmanın yanı sıra, dünyaya açılmak, dünya pazarlarında ki rekabete bir anlamda en güvenli şekilde hazırlanmak ve kendilerini geliştirmek imkanlarını da beraberinde taşıyor. Bir çok Türk markası başından sonuna kadar izlediğimiz ANUGA fuarında olduğu gibi sadece toptan ticaret ya da Private Label uygulamaları ile değil kendi markaları ile Avrupa pazarında yer alacaklarsa bunun en kestirme ve doğru yolu etnik marketlerimiz olarak karşımıza çıkıyor. Bu pazar, sadece gıda üreticileri için değil aynı zamanda gıda dışı ürünler ve market ekipmanları üreticileri içinde değerli bir potansiyeli ifade ediyor. Gerek gıda gerek gıda dışı ve ekipman alanlarında yapılacak çok iş var.


Yeni iş modellerine ihtiyaç var

Pazarın hem Türk perakendeciler için hem de üreticiler için farklı işbirlikleri geliştirmeye yeni iş modelleri ve konseptler oluşturmaya açık yapısı ve yeni ürünlerin özellikle dünya pazarlarında ilgi görebilecek Türk varyasyonlarının üretilmesine olanak sağlayan geniş perspektifi ilgisiz kalınacak düzeyde değil.  Marka gelişimi, ürün çeşitlendirme ve inovatif çalışmalar için son derece açık bir yapıdan söz ediyoruz. Türk firmaları sadece Türkiye deneyimi ile bir yere kadar ilerleyebildiler. Bu deneyimlerine Avrupa Türk Etnik Marketleri'nin yarattığı ortamdan faydalanarak çok yönlü yeni deneyimler ve kazanımlar ekleyebilirler.  Daha yüksek standartlarda, yenilikçi, katma değeri yüksek ve rekabetçi  ürünlere yönelmek için Avrupa pazarı bize tüm dünyaya açılabileceğimiz bir kapı sunuyor.

Adeta sadece Türk Malı satmaya yemin etmiş gibi görünen ama şimdilerde farklı arayışlara da kapı aralayan Türk Etnik Marketleri son yıllarda doğrudan Türkiye üzerinden satın alma yoluna da başvurmaya başlamış durumdalar. Bu ticaret biçiminin henüz yüksek bir ivme ile olmasa bile gelişmekte olduğunu da tespit ettik.  Bunun için Türkiye’de çalışan en az bir organize yapı ve sayısız aracı unsur olduğunu gözlemledik. Her ne kadar Türkiye ile doğrudan ticaret gelişmekte olan bir alternatif gibi dursa da pazara giriş ve yaygınlığın henüz doğru toptancı seçiminden geçtiği bir dönemi yaşamaya devam ediyoruz. Zincirleşme eğilimi bu şekilde devam ederse yakında farklı organizasyon modelleri de pazarda kendine yer bulacaktır. Potansiyelin gelişimi bu yöne doğru ilerliyor.

Etnik Market Pazarı'nda Türklerin liderliğini açık ara olarak tanımlayabiliriz. Diğer etnik grupların da marketleri olmasına karşılık bu pazarı Türklerin kurmuş ve geliştirmiş olması tabloyu bizim için daha da değerli kılıyor. Diğer etnik market bileşenleri de Türk ürünleri için önemli bir fırsat kapısı yaratıyor ama bunun için önce Türk Etnik Pazarı'nda var olmak şart.  Elbette Türk firmalarının ilgisinin artması bu marketlerin gelişimi için son derece değerli olacaktır. Geneli şu an için Türkiye standartlarının üzerinde olmayan bu kanalın Türk firmaları ile birlikte yapacakları işbirlikleri toplam pazarımızın ve etkinliğimizin gelişimde önemli bir rol üstlenecektir. Bu pazarı geliştirmek hepimiz için son derece değerli, önemli ve stratejik bir yaklaşımdır.
Avrupa tüketicilerinin önemli ölçüde Türkler tarafından değiştirilen damak zevkini de buraya not olarak düşmeliyiz.  Türk mutfağının eşsiz lezzeti artık Avrupa tarafından biliniyor ve tercih edilme eğilimi güçleniyor. O kadar ki bizim için sıradan bir ürün olan yaprak sarma Avrupa pazarında ulusal market raflarına kadar yükselmiş durumda. Ama ne yazık ki bir Alman üretici bu işi organize etmeyi akıl etmiş. Bizim ürünümüzü bize ve tüm dünyaya satıyor.  Oysa biraz merak ve ilgi ile bu eğilimi Türk firmaları ileri boyutlara taşıyabilir. Pazarda Türk varlığı ve etkisinin sandığımızdan çok daha yüksek olduğu görmek heyecan verici olmakla birlikte bu potansiyeli yeterince ve hak ettiği biçimde kullanamadığımızı da üzücü biçimde tespit ediyoruz.

Türkiye ile Avrupa Etnik Türk Market Pazarı arasında yapılacak olan işbirliği, ortaklık ve hatta doğrudan yatırım çalışmaları hem ülkemizin gelişimi hem de Avrupa Türk varlığı ile pazarının korunması ve geliştirilmesi için hepimizin yararına olacak ve elverişli bir zemine yaslanan adımları ifade ediyor. Belki Türkiye resmen Avrupa Birliği'ne girmiş değil ve belki bundan sonra da girmeyecek ama sektörel açıdan resmen Avrupa’nın bir parçasıyız. En önemli ticari partnerimiz olan bu bölgeyi Türkler açısından gelişimin lokomotif unsuru haline dönüştürebiliriz. 


Sadece Almanya’da 16 Milyon göçmenin yaşadığını tüm Avrupa’da 6 milyon Türk ve toplam 45 milyon Müslüman nüfusun bulunduğunu ve yine sadece Almanya’da yaşayan Türklerin hane halkı gelirinin 30 Milyar Euro seviyesine ulaştığını düşünecek olursak belki pazara daha dikkatli bakmamız gerektiği ortaya çıkacaktır. Elbette Avrupa sathına yayılmış yaklaşık 6000 Türk Etnik Marketi, bu tablo içerisinde çok önemli bir payı ifade ediyor. Şu anda ülkemizde yaklaşık olarak 3900 Yerel Zincir şubesi olduğunu hatırladığımızda bu resim daha da ilginç hale gelmiyor mu? 

Her geçen gün gelişen Euro bölgesinin vatandaşları olan hemşehrilerimiz bizleri yanlarında görmek istiyorlar. Hem onların gelişimi hem de bizim potansiyelimizi ortaya koymamızı sağlamak için saha, zemin, iklim koşulları, oyuncular ve seyirciler hazır.

Hızla yaşlanmakta olan bu eski kıtanın devam eden ve orta vadede etkisini koruyacak olan ekonomik olanakları bizim gibi genç, yenilikçi, girişimci ve rekabetten de krizlerden de başarı ile çıkan bir anlayışın başarılı uygulayıcıları ile zaman kaybetmeden entegre olmalıdır.  

Ortakalan, Avrupa Türk Etnik Market Pazarı için bir köprü olmak ve karşılıklı işbirliği ile gelişimin ihtiyaç duyduğu iletişime doğrudan katkı sunmak amacındadır. Bugün yayınlamaya başladığımız ve ilerleyen bölümlerinde pazarın farklı unsurlarını yöneten üst düzey dostlarımızın görüşlerini paylaşarak devam edeceğimiz dosyamızın aralıklarla devam edeceğini söylemeliyim. Çok yakında Ortakalan Etnik Market Kanalı'nı yayına vereceğimizi de müjdeleyebilirim. Bunun için çalışmalarımız çok yönlü olarak devam ediyor. Bir yandan ziyaretlerimiz ile Avrupa Türk Etnik Pazarını daha yakından tanımaya çalışırken bir yandan veri bankamızı geliştiriyor ve tüm bunları sunacağımız yeni kanalımızı inşa ediyoruz.

Umuyorum ki 2018 yılı Mayıs ayında www.etnikmarket.com adresinde resmen yayına başlayacağız. 'Türkiye’nin Ortakalan’ını yaratma çabamızı bir ileri boyuta taşırken tüm sektörel paydaşlarımızın yanımızda olacağını bilmenin güveni içerisindeyiz. Elbette her zaman ki dikkatli, titiz ve özverili gayretimizi bu kez farklı bir heyecanla harmanlamış olarak. Türk Etnik Marketleri'nde buluşmak üzere…


Babur AKYOL - Ortakalan Genel Yayın Yönetmeni


Yayınlanan röportajlar:

Avrupa Türk Gıdacılar Perakendeciler Platformu Koordinatörü Volkan Aydın / tıklayınız.

Matvarlden CEO'su Dr. Muhittin Taylı / tıklayınız.

Tadım GMBH Satış Direktörü Barış Tartar / tıklayınız.

Güven-Al GMBH Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Alpsar / tıklayınız.

Süper Şok Marketler Grubu Satın Alma Müdürü Kürşat Vahit Altınpınar / tıklayınız.

Tansaş AS-CD Handels GmbH Kurucu Ortağı Şenol Furuncuoğlu / tıklayınız.

Erciyes Superstore Genel Müdürü Niyazi Sönmez / tıklayınız 

Greyfood GmbH Genel Müdürü Murat Aksal / tıklayınız

Meray Kuruyemiş Etnik Pazar Yöneticisi Emin Altan / tıklayınız

Ahinur Kurucu Ortakları Ahmet Çetinkaya ve Zafer Parlak / tıklayınız

Sultan Künefe Genel Müdürü Erol Yılkıran / tıklayınız

Exotica Pazarlama Müdürü Sevin Topcu / tıklayınız

Öz-Yufka Genel Müdürü Kubilay Özdoğan / tıklayınız

Avrupa Türk Gıdacılar Perakendeciler Platformu Stuttgart Toplantısı / tıklayınız

Yayla Agro Gıda Pazarlama Müdürü Faruk Ildır / tıklayınız


Ortakalan Özel Dosya


08 Kasım 2017 Çarşamba
Haberle İlgili Fotoğraflar
Büyütmek için tıklayınız.
"ORTAKALAN" İle İlgili Diğer Haberler
Diğer Haberler