Firma Bilgileri
ŞAYPA (Bursa)

GÜLBAHÇE MAH. İNÖNÜ CAD. NO:167 OSMANGAZİ
Bursa

Telefon: (224) 444 16 17
Fax: (224) 272 04 17

www.saypa.com.tr

info@saypa.com.tr

Şaypa Genel Müdürü Yusuf Şaylı

Ofisinde bir araya geldiğimiz Şaypa Genel Müdürü Yusuf Şaylı, istihdam ve ticaret hacmi açısından Bursa'ya yarattıkları değer için haklı bir gurur yaşadıklarını söyledi

Önce ailenin ticarete atılımının hikayesinden başlayalım isterseniz. Nerelere uzanıyor Şaylı Ailesi’nin ticari geçmişi?
Biz 85 yıllık ticari geçmişi olan bir aileyiz. Şaypa bu birikimlerin gıda perakendeciliğine yansıması ile oluşturduğumuz bir aile şirketidir. Rahmetli dedemiz ticarete sabun imalatı ve satışı ile başlamıştır. Siirt’in meşhur bıttım sabunu vardır, bilirsiniz… Dedem Bitlis’te onu imal ederek başlıyor. Şehirdeki ticaretin içine girince yağ piyasasının hareketli olduğunu görüyor. Yağ alım satımına başlıyor. Kısa sürede sabun ve yağ işinde Mardin'de önemli bir toptancı konumuna geliyor. Sonrasında ticaretini Bitlise taşımaya karar veriyor.

Bitlis kent olarak ticari açıdan daha iyi bir potansiyel taşıdığı için mi?
Evet, halen de öyledir zaten.Bitlis o bölge açısından ticari hayatı hareketli bir şehir olmuştur her zaman… Dedemiz Bitlise yerleşip işlerini buraya taşıdıktan sonra evleniyor. Sonrasında deri, bakır ticaretini işlerine ekliyor. Bu böyle bir süre gidiyor. O arada çocuklar oluyor, yetişmeye başlıyor. En büyükleri benim babam. O belli bir yaşa gelince dedeme yardım etmeye başlıyor. Toptancılağa un, şeker gibi temel ihtiyaç maddelerini de ekliyorlar.

Bursa’ya gelme kararı ne zaman alınıyor?
Babam ve amcalarım yetişince esasında büyük bir kente gidip ticareti büyütme isteklerini dedeme iletmeye başlıyorlar. Ancak dedem izin vermiyor. Kurulu düzenini bozmak istemiyor. Israrlar sonucu ailenin bir kolu 1971 yılında Gaziantep’e yerleşiyor. Orada ailenin ticaretini büyütmeye başlıyorlar. O arada dedem, babam, amcalarım ve halalarının oğulları 5 kişi Abdurrahman Şaylı Kollektif Şirketi’ni kuruyorlar. Dedemiz Abdurrahman Şaylı 1983’te vefat edene kadar sürekli işinin başındaydı. Çok çalışkan bir insandı. Onun vefatının ardından ise hicret planları daha sık konuşulmaya başlıyor ve 1991’de aile Bursa’ya gelmeye başlıyor. Tamamen yani bütün herkesin gelmesi 1995’te oluyor.

Memnun musunuz bu karardan?
 Memnunuz Allah’a çok şükür. Bursa gelişen yapısıyla bize çok şey kattı ancak biz de dürüst, ilkeli ticaretimiz ile Bursa Ticaret hayatına ’pek çok şey kazandırdık. Perakende sektöründe hep yenileri yapan olduk. Hep takip edilen olduk. Geleneklerimizden ve ailemizden aldığımız gücü her zaman yenilikçi fikirlere açık, teknolojiyi iyi kullanan, gelişime açık bir çizgide ticaretimize uyguladık. Bu anlamda örnek alınan, takip edilen olduk. 1995’ten bugüne hep büyüyerek, zor dönemlerde dahi çizgimizi bozmadan devam ettik.

Bitlis’in Türk ekonomisine kazandırdığı birçok başarılı aile şirketi var değil mi?
Evet çok var. Bitlis çok göç veren bir şehir oldu. Dedemizin vefatının olduğu dönemler yani 1980’lerin başıyla birlikte biliyorsunuz bölgenin şartlarından dolayı orada ticaret yapmak maalesef çok zor bir hale geldi. Gittikleri yerde iş kurabilecek gücü olan, ticari kabiliyeti, tecrübesi bulunan aileler göç etti. Birbirlerine destek oldukları için çok başarılı noktalara geldi. Biz de bu aileler arasında bulunmaktan gurur duyuyoruz.

1995’ten devam edelim… Nasıldı o zaman Bursa perakendeciliği?
O zaman Metro Gross Market vardı, Gima’lar vardı, tek şubeli bazı yerel marketler vardı. Toptancı olduğumuz için gıdanın iliklerine kadar her şeyini biliyorduk ancak perakendeciliği herkes gibi biz de yeni öğreniyorduk. Açıkçası gelirken biraz geç mi kaldık diye endişeliydik. Ancak 1995 tam anlamıyla uygun zamanmış, bunu şimdi geriye dönüp baktığımda daha da net görüyorum. Spotun olduğu, parayı verdiğiniz zaman çok ucuz fiyatlara mal alabileceğiniz bir dönemdi. Rekabet yok denecek kadar azdı. İstanbul’un her şeye yetişmemesi neticesinde sanayi, üretim, tekstil gibi konularda Bursa devlet tarafından öne çıkarılmak isteniyordu ve her alanda yatırımlar yapılıyordu. Hızla büyüyen kentte marketlere çok ihtiyaç vardı. Mesela o zamandan enteresan bir örnek aktarayım. Biz Bursa’ya gittik tabi ilk olarak Metro’ya girdik fiyatları aldık. Sonra spot piyasasını taramaya başladık. Bir baktık bütün kalemlerde her ürünü yüzde 15 altına satabiliyoruz. İlk marketimizi “Tüm gross marketlerden ucuz” diye başlayan bir sloganla açtık. Büyük ses getirdi.

İlk marketin ismi de Şaypa mıydı?
Tam ismi Şaypa Shopping Center’dı. O zaman shopping center furyası vardı zaten biliyorsunuz. Gelişim sürecimiz tahmin edemeyeceğimiz seviyede oldu. 275 metrekare marketle Türkiye’de metrekare başına o yıl en fazla ciroyu yapan market olduk. O dönem sektörel bir kaynak hazırlayan değerli bir dostumuzun yaptığı bir araştırmaydı.

Zincirleşme süreci ne zaman başladı?
2 yıl iş yoğunlundan başımızı kaldıramadık. Sonra Yıldırım’da ikinci mağazamızı açtık. Bizi çok eleştiren oldu çünkü iki mağazamız birbirine çok yakındı. Ancak biz bunu körü körüne açmadık. Öncesinde ciddi araştırma yaptık. Mağazayı açtıktan sonra Yıldırım’da ilk şubemiz olan Yeşil Yayla’nın cirosunu hiç düşürmedik ve yeni mağazamızda ilkinin bir buçuk katı ciro yaptık. Atadan gelen ticaret birikimimiz hep doğru lokasyonlarda yatırımlar yapmamızı sağladı.Doğru zamanda ,doğru yerde ve müşterilerin ihtiyaçlarını odağımıza alarak yaptığımız yatırımlar çok şükür Allaha ki hep olumlu sonuçlandı.Yani beklediğimizden de iyi oldu. Sonrasında şehrin doğusuna doğru büyümeye devam ettik.

Sonrasında büyüme döneminde fark yaratan ilk gelişme ne oldu?
Farklı diyebileceğimiz ilk mağazamızı 2004 yılında İhsaniye’de 2 bin 700 metrekare ile açtık. Bu bizim ilk büyük metrekare deneyimimiz oldu. Sonra Ataevler’de 4 bin 600 metrekarelik bir mağaza daha açtık. Büyük mağazacılığa iyice ısındık. Halkın da ilgisi, teveccühü hep üzerimizde oldu.

Bugünkü altyapının temellerinin atılması hangi dönemde gerçekleşti?
İlk dönemimizde rakip odaklı çalışıyorduk. O yıllarda hemen herkes birbirini tartarak iş yapıyordu. Ancak 2004 yılıyla birlikte büyük metrekareli mağazalarımızı da açınca ve orada da başarılı olunca kendimize güvenimiz en üst seviyeye ulaştı. Biz artık rakiplerimize bakmayacağız ve müşteri odaklı çalışacağız dedi. O tarihten itibaren fiyat rekabeti değil hizmet kalitesini önceliklerimiz içinde birinci sıraya aldık. Herkes pirinç, makarna satıyor ama herkes güven veremiyor. Biz güven verdik. Hiçbir zaman hile, ucuzluk adına aldatmaca gibi işlere girişmedik. Şaypa’yı bugüne getiren değer ilkeli ticarettir. Bunu sağlamamızda ekibimizin, çalışanlarımızın büyük emeği var. Hepsine yeri gelmişken tekrar teşekkür ediyoruz.

Tedarikçilerle çalışmalarınızda nelere dikkat ediyorsunuz?
Raflarımızd

03 Ağustos 2011 Çarşamba
 Arkadaşına gönder |  Yazdır | Sosyal medyada paylaş:
Haberle İlgili Fotoğraflar
Büyütmek için tıklayınız.
"ŞAYPA (Bursa)" İle İlgili Diğer Haberler
Diğer Sektör Röportajları